- Bediüzzaman'ın "eczahane-i kübra" benzetmesini hatırlatan yeni bulgular, canlılardaki düzenin milimetrik ölçülerle işlediğine işaret ediyor.
- DRT7 enzimi üzerinde yapılan deneyler, yaratılışın tesadüflerle açıklanamayacak derecede ince ayarlı sistemler içerdiğini ortaya koydu.
DİZİ: BİLİM BİZE NE ANLATIR NE ANLATMAZ - 2
3. Figiel'in Makalesi Aslında Ne Diyor
Figiel'in makalesini de bu pencereden okumaya ve yorumlamaya çalıştım. Zira modern bilimsel keşifler yaratılışı çökertmiyor; aksine yaratılışın ne kadar derin ve hayret verici olduğunu daha görünür hale getiriyor. ünkü mesele çoğu zaman bilimsel bulgunun kendisinde değil, o bulgunun nasıl yorumlandığında düğümleniyor. Bir araştırma size bir sürecin nasıl işlediğini gösterebilir. Fakat aynı araştırma, çoğu zaman o sürecin niçin var olduğu, ne anlama geldiği veya hangi metafizik çerçevede okunması gerektiği sorularını doğrudan çözmez. Bugün yaşadığımız birçok zihinsel gerilim, tam da bu iki boyutu birbirine karıştırmaktan doğuyor.
Bir bakterinin içinde çalışan moleküler savunma sistemleri gerçekten tesadüfî ve şuursuz süreçlerin ürünü müdür Yoksa bunlar, "ibda" ve "inşa" kanunlarıyla işleyen sürekli bir yaratılışın yeni keşfedilmiş örnekleri midir
Öncelikle, heyecanla sunulan bu makalenin henüz bir "ön baskı" olduğunu, yani henüz bilimsel hakem heyetinin süzgecinden geçip kesinleşmediğini, bu yüzden ihtiyatla okunması gerektiğini meslektaşımın dikkatine sundum.
Bunun da ötesinde, makalenin teknik içeriğini süzüp anlamaya başladığımızda ortaya çıkan gerçekler şunlardı:
Ne Keşfedildi
Bakteriler, kendilerine saldıran virüslere (fajlara) karşı DRT7 (Savunma İlişkili Ters Transkriptaz 7) adı verilen bir "antivirüs enzim motoru" kullanırlar. Bu enzim, virüsün getirdiği "Gam" adlı proteini (virüsün sızma kodunu) algıladığı an tetiklenir ve aktif hale gelir.
Dikkat ekici alışma Şekli
Enzim, normalde DNA üretmek için bir DNA veya RNA kalıbına ihtiyaç duyulan kuralı esneterek çalışmaktadır. Başlangıçta hiçbir genetik kalıp yokken, kendi protein yapısını bir tür rehber olarak kullanarak sıfırdan bir DNA zinciri oluşturur. Daha sonra bu ilk zinciri kalıp kabul ederek tamamlayıcı ikinci zinciri üretir ve böylece çift iplikli bir savunma DNA'sı oluşturarak virüsü etkisiz hâle getirir.
Peki, buradan "evrim kesinleşti, yaratılış çöktü" iddiası nasıl bir mantık sıçramasıyla yapılıyordu Problem, bilimsel verinin kendisinde değil, o verinin ideolojik olarak yorumlanış biçimindeydi.
Ölçek Problemi var
Öncelikle bu ön çalışma tarihsel biyoloji değil, bir moleküler mekanizma çalışmasıdır. Yani "Bütün türler nasıl ortaya çıktı" ya da "İlk canlı nasıl var oldu" sorusunu değil, "Bakterinin içindeki bu harika savunma motoru bugün nasıl çalışıyor" sorusunu cevaplıyordu. Makale ne ilk canlıyı ne türlerin kökenini ne de kâinatın başlangıcını test etmemiştir.
Kalıpsız Sentez Yanılgısı var
Makaledeki "şablonsuz (template-independent) DNA sentezi" ifadesi, felsefî olarak "yaratıcısız" ya da "sebepsiz" anlamına gelmez. Bu, sadece ilk DNA adımının geleneksel bir nükleik asit (RNA veya DNA) kalıbına ihtiyaç duymadan, enzimin kendi amino asit yapısındaki özel bir bölgeyi modelleyerek yapıldığını söyleyen teknik bir biyokimya terimidir. Aslında enzim, kendi protein yapısını bir tür rehber olarak kullanarak sıfırdan bir DNA zinciri oluşturmaktadır. Daha sonra bu ilk zinciri kalıp kabul ederek tamamlayıcı ikinci zinciri üretir. Tüm bu işlemler, zaten var olan bir protein, hazır nükleotidler ve çalışan bir bakteri hücresi içinde gerçekleşmektedir.
Bakteri Türü ile Makro-evrim Farkı
Bakterilerde gözlemlenen genetik çeşitlilik ve mekanizma adaptasyonları, biyoloji dünyasında türleşmenin kesin sınırları hâlâ tartışılan prokaryotik canlılardaki birer varyasyondur. Dolayısıyla bu veriyi doğrudan büyük taksonomik grupların birbirine dönüşümü için mutlak bir kanıt gibi sunmak, verinin taşıyabileceğinden fazlasını ona yüklemektir.
Eczane Metaforu ve Hassas Mizan
Bediüzzaman, dünyayı harika ve hassas mizanlarla, ölçülerle hazırlanmış ilaçların sergilendiği devasa bir "eczahane-i kübra" (büyük eczane) olarak tasvir eder. Bu eczanedeki her bir canlı, milimetrik ölçülerle bir araya getirilmiş "hayat dolu birer macun" veya "şifalı birer ilaçtır": "Eğer o kavanozlardaki maddelerden zerre miktarı noksan veya ziyade olsa, ilaç özelliğini kaybeder."5
İşte Figiel ve ekibinin keşfettiği DRT7 enzim motoru, bu "eczane" metaforunun moleküler düzeydeki en yeni örneğidir. Laboratuvar deneyleri göstermiştir ki, DRT7 enziminin çalışmasını sağlayan PP alanındaki tek bir amino asit dizilimi ya da RT alanındaki aktif bölge değiştirildiğinde, tüm koruma sistemi tamamen çökmekte ve bakteri virüslere teslim olmaktadır.

79