KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar,16-17 Temmuz tarihinde gerçekleşecek 5+1 Gayrıresmi Zirvesi için şu anda New York'tadır. Zirve'de 17-18 Mart'ta Cenevre'de gerçekleşen toplantıda üzerinde mutabakat sağlanan Güven Yaratıcı Önlemler üzerindeki gelişmeler masaya yatırılırken, taraflar Kıbrıs sorunundaki bilindik görüşlerini tekrarlama fırsatı bulacaklar. Tarafların halihazırdaki pozisyonları Kıbrıs sorununa bütünlüklü bir çözüm bulunmasını olası kılmamaktadır. Rum tarafının, destek aldığı üyesi olduğu Avrupa Birliği(AB) ile İngiltere ve ABD'nin arkasına saklanarak mevcut statükonun devamından yana uzlaşmaz tutumu sürdürmektedir. Rumların anlaşmaya niyetleri yoktur. Geçtiğimiz günlerde BM Genel Sekreteri'nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguín "Politis" gazetesine verdiği röportajda, " İki Toplumlu İki Bölgeli Federasyon artık ortak bir referans noktası değil" diye açıklamada bulunmuş ve "İki toplum arasındaki uçurumun giderek artması endişe verici. Tarafların güven inşa etmeye katkı sağlayacak, karşılıklı kabul edilebilir unsurları adım adım belirlemesine yardımcı olmaya kararlıyım." ifadelerini kullanmıştı. Holguin tarafların pozisyonlarının birbirinden çok uzak olduğunu "Tango yapmak için iki kişi gerekir" diyerek diyaloğun karşılıklı irade gerektirdiğine de dikkat çekmişti. Hatırlanacağı üzere Holguin geçtiğimiz yıl Temmuz ayında ilk görev süresinin sonunda yazdığı raporunda taraflar arasında 'ortak zemin' olmadığına vurgu yapmıştı. BM Genel Sekreteri Guterres de son dönemde yazdığı raporlarda ve yaptığı açıklamalarda federasyon çözüm yolundan bahsetmezken, O da, taraflar arasında ortak zeminin olmadığını işaret ederek gidişatın hiç de iç açıcı olmadığına dikkat çekmişti.BM her zaman olduğu üzere sadece sürecin kopmamasına odaklanmakta ve bütünlüklü çözüme katkı koyacak ada gerçeklerine göre çözüm yolunun önünü açacak eylemlerde bulunma cesaretini gösterememektedir. Sorunun BM'nin belirlediği çerçevede çözülmesinin imkansız olduğu gerçeğini de ilan etmekten kaçınmaktadır. New York'a giderken gerek KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve gerekse de faşist Eokacı Rum lider Nikos Hristodulidis kırmızı çizgilerini ortaya koydular.
KKTC'den ayrılmazdan önce Ercan Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında "Hakkımızı, hukukumuzu aramaya devam edeceğiz çünkü çok güçlü bir zeminimiz var. Bu zemin giderek güçleniyor" diyen Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC'nin bölgedeki barış ve huzurun anahtar ve teminatı olduğunu söyledi. Tatar, Mart ayında Cenevre'de yer alan benzer formattaki toplantıda mutabakat sağlanan 6 başlıktan olan gençlerle ilgili teknik komite kurulması, çevre konuları ve kültürel mirasa sahip çıkılması konularında birtakım ilerlemeler sağlandığını belirtti. Tatar, geçiş kapıları konusunda ise bir gelişme sağlanamadığını kaydetti. Tatar, yenilenebilir enerji kaynaklarının artırılması amacıyla ara bölgede güneş enerjisi santrali kurulması önerisinde de Kıbrıs Rum tarafının üretilen enerjinin tümünün kendi elektrik idaresine verilmesi ve Kıbrıs Türk tarafına Kıbrıs Rum Elektrik İdaresi tarafından verilmesinde ısrarcı olduğuna işaret etti. Tatar, "Bu kabul edilebilir bir şey değildir. Çünkü bu bir egemenlik meselesidir. Kıbrıs'ta iki taraf var, iki otorite var, iki bölge var, iki devlet var" dedi.
Rum kesiminin anlayışının daha iyi anlaşılması için bu örnekleri verdiğini kaydeden Tatar, bazı muhalif çevrelerin "olağan konular için New York'a gitmeye ne gerek var" şeklindeki eleştirilere değinerek "Hak ve hukukumuzu korumak için New York'a gidiyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Tatar, New York'taki toplantıda ele alınacak konulara ilişkin soruya "Müzakere sürecine geçebilmemiz için mutlak surette direkt uçuş, direkt temas ve direkt ticaret kabul edilmesi gerektiğini, bunların pazarlık unsuru olmadığını söyleyeceğiz"

7