Özgür Özel, CHP Genel Başkanlığı'na seçildiği günden bu yana normalleşme ifadesini sıklıkla kullanıyor. Hakkını teslim etmek lazım; bir-iki normalleşme adımı da attı. Bayramlaşma için hem Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hem de MHP lideri Bahçeli'yi aradı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı AK Parti Genel Merkezi'nde ziyaret etmesi ve CHP'ye davet etmesi, normalleşme anlamında en ileri adımdı. Aynı şekilde Cumhurbaşkanı Erdoğan da iadeyi ziyarette bulundu. Bunlar uzun yıllar devam eden siyasi kutuplaşma açısından önemli gelişmelerdi.
Özgür Özel'in bu çabası ne yazık ki istenen normalleşmeyi getiremedi. Normalleşmek için öncelikle anormalliğin sebebini iyi teşhis etmek lazım. Türk siyasetinde anormalleşmeye yol açan nedenleri ve aktörleri iyi analiz etmeden normale dönmek kolay değil, hatta mümkün değil. Hele hele bugünün CHP'siyle imkânsız.
CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMI VESAYET REJİMİNİN SİGORTASIYDI
27 Mayıs darbesiyle kurulan vesayet rejimi, AK Parti'nin iktidara gelmesiyle miadını doldurmaya başladı. 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi yaşanan krizin ana nedeni 27 Mayıs rejimini sürdürmek isteyen vesayetçilerdi. Çünkü Cumhurbaşkanlığı makamı vesayet rejiminin sigortasıydı.
AK Parti'nin çoğunlukta olduğu Meclis'e cumhurbaşkanı seçtirmemek için çıkartılan kriz, 27 Mayıs rejimini daha derin bir krize soktu. Cumhurbaşkanı seçmesine izin vermedikleri Meclis, cumhurbaşkanını halkın seçmesini sağlayan Anayasa değişikliğine imza attı. Halkın cumhurbaşkanını seçmesi demek, 27 Mayıs rejimini tarihin karanlık sayfasına gömmek demekti. Ve nitekim öyle oldu.
Bu hatırlatmayı, siyasetimizin niye ve nasıl anormalleştiğini daha iyi analiz edebilmeniz için yaptım. 2007 yılına kadar siyaseti Cumhurbaşkanlığı makamı üzerinden dizayn edenler, halkın seçeceği cumhurbaşkanı ile vesayet rejimini sürdüremeyeceğini anlayanlar, siyaseti dizayn etmek için farklı yollara saptı. Siyasetteki anormalleşme tam da böyle başladı.

5