ABD'de patlak veren Epstein skandalı, dünyada kritik görevlerde bulunan kişilerin ne kadar dikkatli olmaları gerektiğini fazlasıyla gözler önüne seriyor. Eğer bir 'masa'ya oturduysan yani bir makama sahip olduysan 'kasa'ya; yani paraya ve 'nisa'ya; yani kadına dikkat etmen lazım.
Dünyada bütün güç odakları stratejilerini masa-kasa-nisa üzerine kururlar. Özellikle istihbarat örgütleri, çıkar amaçlı güç odakları, mafya, hatta ticari rekabet içinde olan yapılar bu kuralın ana aktörleridir.
Bugün dünyayı büyük bir çatışmanın içine sürükleyen kötülüğün adresi Epstein adasıdır. Dünyanın önemli ülkelerinin karar vericileri başta ABD olmak üzere, bu adada avuca alınmış, şu an istenilen kararlar onlara aldırılıyor. Sadece politikacılar olarak düşünülmemeli. Askeri yetkililer, medya sahipleri veya yetkilileri, uluslararası kuruluşların yöneticileri, iş adamları, finans yöneticileri ve daha pek çok kişi, kuruluş bu ağın içine düşürülmüş.
EPSTEİN'İN TÜRKİYE ŞUBESİ FETÖ'DÜRBöylesine küresel bir kötülük şebekesinin şüphesiz her ülkede şubeleri vardır. Daha önce yazdık, birçok kişi de yazdı. Epstein'in Türkiye şubesi FETÖ'dür. Epstein dünyada ne yaptıysa aynısını FETÖ, Türkiye ve faaliyet gösterdiği diğer ülkelerde de yaptı.
FETÖ'nün Türkiye'de kadrolu 3 binden fazla kadını var. Bu bilgi mahkeme kayıtlarında geçen ifadelerde yer alıyor. Ancak özellikle bu husus üzerinde bir soruşturma yok. FETÖ'nün bürokrasi ayağı, iş dünyası ayağı, yargı ayağı, polis, asker ayağı, bilişim ayağı, hasılı akla gelecek birçok alan üzerinde duruldu. Ancak bu kadrolu kadınlar konusu sanki hafife alınmış görünüyor.
FETÖ KADROLU KADINLAR ELİYLE KİMLERE NASIL TUZAK KURDUFETÖ'nün bu yolla ne kötülükler yaptığı tam anlamıyla ortaya çıkarılmış değil. Ama bazı bilgiler var. Milli bürokratları tasfiye etmek için hazırladığı listeleri biliyoruz. FETÖ'cü polislerin, kadrolu kadınlar eliyle kimlere nasıl kumpas kurduğunu ve sonrasında neler yaptığını bilmiyoruz.

3