Önceki günkü Kabine Toplantısı'nın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı millete sesleniş konuşması ile siyasî gündemin çok ötesinde Türkiye Yüzyılı'nın temellerini anlattı.
Bu konuşma, aynı zamanda tarihe not olarak düşülmesi gereken bir çağrıdır.
Bir siyasî parti lideri olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak ifadeleri, milletimizi heyecanlandıran ve umutlandıran yeni ufuklar çiziyor.
Son iki yüzyılın gerçeklerini bu netlikte, bu açıklıkta ifade eden bir Cumhurbaşkanımız var.
1. Milletimizin, medeniyetimizin yüzyıllara dayanan köklü tarihini, 100-150 sene öncesiyle başlatan inkârcı yaklaşımları kabul etmiyoruz. Selçuklu'yu, Osmanlı'yı yok sayıp eski Türk tarihinden, tek hamlede Cumhuriyet'e atlayan tarih okumalarını da kesinlikle iyi niyetli bulmuyoruz. Bunlar, Türkiye'yi ve Türk milletini aslî kimliğine yabancılaştırmaya çalışan ruhsuz, köksüz ve hatta İslamsız bir millet hayali gören son derece tehlikeli, son derece art niyetli toplumsal mühendislik projeleridir.
2. Bu tarz projeler tek parti döneminde uygulanmak istendi. Ama milletimizi ruh kökünden koparmayı amaçlayan bu projelerin hiçbiri muvaffak olamamıştır. Bundan sonra da milletimiz aslî kimliğine, zaferlerle dolu görkemli tarihine bir bütün olarak sahip çıkmaya devam edecektir. Biz de inşallah ecdadın ayak izlerini takip etmeyi sürdüreceğiz.
3. Bu anlayışla son yıllarda Ahlat ve Malazgirt'te Okçular Vakfı'nın öncülüğünde çok anlamlı etkinlikler düzenledik. Bu sene de Kabine olarak, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve diğer siyasi parti liderlerinin katılımıyla Ahlat ve Malazgirt'te muhteşem bir buluşmaya imza attık.
4. Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümünü bir kez daha gururla kutladık. Sultan Alparslan ve kahraman ordusunun davası "ilayi kelimetullah davası"dır. (Allah'ın adını, dinini yüceltmek ve yaymak davası) Bu uğurda can veren tüm şehitleri şükranla yâd ediyoruz.
5. Malazgirt'ten verdiğimiz mesajların muhataplarına (İsrail, Yunanistan) ulaştığını, sonrasında çıkan seslerden gördük.
Şunu bir defa açık ve net söylemek isterim; bizim vakur, soğukkanlı tavrımız, kimseyi farklı hayallere sürüklemesin. Kılıç şakırtıları altında can alıp can vererek kendimize yurt eylediğimiz bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız. Aynı şekilde bölgemizde ülkemizi çevrelemeye dönük hasmane adımları tribünden seyretmeyiz.

11