Türkiye; savaş sonrasının parlayan yıldızı...
İran füzeleri İsrail'in Demir Kubbe'sini delik deşik ederken, Türkiye'nin Çelik Kubbe'si ve bölgesel rolü parlıyor—ama bu üstünlük gerçekten Ankara'nın yeni düzende hakim aktör yapacak kadar kalıcı olacak mı?
Yazı, İran saldırılarının ardından Türkiye'nin savunma teknolojisi ve bölgesel konumlanışını stratejik bir fırsat alanı olarak görmektedir. Yazar, Erdoğan'ın ROKETSAN törenindeki açıklamalarını ve uluslararası aktörlerin (İspanya, Hollanda) Ankara'ya yönelik ilgisini kanıt olarak sunmaktadır. Ancak, bu iyimser senaryoda Türkiye'nin uzun vadeli istikrarı ve bölge dengelerine asıl etkisi göz ardı ediliyor—acaba yazı, gerçek güç mücadelelerini idealize mi etmektedir?
ABD/İsrail bloğunun İran'a saldırılarının ortaya çıkardığı gerçekler sadece Türkiye'yi, bölge ülkelerini, Avrupa'yı, Çin'i, Rusya'yı değil bütün dünyayı etkiledi. Ülkelerin; savunma sistemleri ve yeni harp stratejileri konusunda yeni plan/proje çalışmaları yapmalarını zaruret haline getirdi.
Ülkeler arasındaki ilişkiler de güven/güvensizlik zemininde yeniden masaya yatırıldı.
Bu ortamda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz Salı günü ROKETSAN Törenindeki açıklamalarına daha bir dikkatle bakmamız gerekiyor.
İsrail'in Demir Kubbesinin İran füzeleri ile delik deşik edilmesi, Körfez ülkelerinin ABD tarafından korunamaması, Türkiye'nin Çelik Kubbesini çok önemli hale getirdi.
Çelik Kubbe, Türkiye'nin ASELSAN, ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE ortaklığıyla geliştirdiği, alçaktan yükseğe, kısa menzilden uzun menzile tüm hava tehditlerini (İHA, seyir füzeleri, balistik füzeler) entegre bir yapay zekâ (HAKİM) ile imha eden yerli ve milli çok katmanlı hava savunma şemsiyesidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Salı günkü törende yaptığı konuşmada, "Savunma sanayimizi daha güçlü bir kalkınma ekseni haline getirecek yatırımlarla katmanlı hava savunma sistemimizi güçlendireceğiz" dedi.
Şimdi önemli olan daha fazla ve daha hızlı üretimdir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan bunun altını özellikle çizdi:
"Savunma sanayinde önümüzdeki dönemin ana hedefi yüksek teknolojili ürünlerini daha hızlı, daha efektif ve daha yüksek adetlerde üretmektir."
Şu anda kırılgan da olsa Pakistan'da ABD ile İran arasında ateşkes görüşmeleri yapılıyor.
İsrail'in fitnelerine, kalleşliklerine rağmen bu savaş eninde sonunda bitecektir.
Savaş bitince Türkiye bölgesinin ve küresel sistemin parlayan yıldızı haline gelecektir.
Bu inancı Erdoğan, "Yakın çevremizdeki savaşlar sona erdikten sonra milletçe başta savunma sanayii olmak üzere her alanda büyük bir şahlanışa imza atacağız. Biz kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz. Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz. Çünkü hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz" diyerek dile getirdi.
Dün haberlerde yer aldı. İspanya Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Carlos Cuerpo, Madrid'de yabancı basına verdiği özel demeçte, Orta Doğu'daki dengelerin yeniden şekillendiği bu süreçte Türkiye'yi stratejik bir fırsat alanı olarak işaret etti. Türkiye'yi, İspanyol şirketler için cazip bir fırsat penceresi olarak nitelendirdi. "Türkiye ile kurumsal ve hükümet düzeyinde gerçekten mükemmel bir ilişkimiz var" dedi.

2