Bugün Türk tarihinin en şanlı, en ihtişamlı destanlarından biri olan Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümüdür.
Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Ahlat'taydı, bugün de Malazgirt'te olacak.
Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı da dün Ahlat'ta yapıldı.
Erdoğan, Ahlat'ta Selçuklu Meydan Mezarlığı'nı ziyaret etti. Ziyarette Erdoğan'a, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ile Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri ve kuvvet komutanları eşlik etti.
Türkiye, Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iradesi ile aslında kendi mânâ kökleri üzerinde büyük bir diriliş hamlesi yaşıyor.
Ahlat'ı anlamadan, Malazgirt ruhunu bilmeden bu hamlenin tarihî önemi bilinemez.
Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Ahlat'ın önemine özellikle dikkat çekti. Yeni nesiller için tarihe not düştü:
"Ahlat, şehadete ermişlerin, yani şehitlerin, Ahlat, saadete, selamete ermişlerin, yani saitlerin, selimlerin, Ahlat, İ'la-yı Kelimetullah yolunda gaza şuuruna ermişlerin, yani gazilerin mekânıdır. Ahlat, Anadolu'da yoğrulan millet ruhunun, hamurunun mayasıdır. Ahlat, 14 asır boyunca burada şehit düşen sahabelerin, Sultan Alparslanların, bu ordudan fırtına gibi esen Alplerin, erenlerin, gazilerin diyarıdır.
"Ahlat, milletin kimlik vesikası ve tarihin iftihar sayfasıdır. Şurası muhakkak ki Malazgirt'e giden yol, Ahlat'tan açılmıştır. Anadolu'nun düğümü, Ahlat'ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat'ta vücut bulan imanla fethedilmiştir. Diyar-ı Rum'u, Darülislam haline getiren, bu toprakları iyilikle, erdemle, adaletle nakış nakış işleyen güç ve irade Ahlat'ta ortaya çıkmıştır."
Bu ifadelerin sahibi Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanıdır.
Bu ifadelerin sahibi, Ayasofya'yı cami olarak asli hüviyetine kavuşturan Malazgirt ruhunun taşıyıcısıdır...
Erdoğan'ı anlamak, tanımak isteyenler Ahlat ve Malazgirt'teki Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dikkatle bakmalıdır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Ahlat'ta Terörsüz Türkiye için tarihî bağlarla köprüler kurdu:
"Ahlat, millet olma bilincimizin, birlik ve beraberliğin remzidir, en güçlü işaretidir. Hakk'ın sesine uyanlar, marifeti nifakta değil birlikte arayanlar işte buradadır. Aynı devleti, aynı milleti müdafaa edenler işte buradadır. Aynı vatanı, aynı bayrağı, aynı mefkûreyi namus bilenler işte buradadır. Aynı istikbalin, aynı hedefin, aynı ümidin peşinden gidenler işte buradadır. Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Alevi'siyle, Sünni'siyle omuz omuza verenler işte buradadır.
"2 sene önce Ahlat'tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak. Kardeşliğimizle birlikte ekonomimiz de güçlenecek. Refahımızla birlikte iç cephenin direnci de artacak. Suriye ve Irak başta olmak üzere yakın çevremiz yıllardır özlemini çektiği huzur ve istikrar iklimine kavuşacak.
"Türkiye'yle ve Türk milletiyle birlikte coğrafyadaki tüm kardeş halklar kazanacak. Bunun kimleri rahatsız ettiğini biliyoruz. Kimleri endişelendirdiğini biliyoruz. Onlara diyorum ki ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşle kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz. Hangi hesaplar içinde olduğunuzu biliyoruz. Ne tür oyunlar çevirdiğinizi gayet iyi biliyoruz. Biz, bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan, kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa emin olun bizim de bir hesabımız, bir planımız var. Hepsinden önemlisi alemlerin Rabb'i olan Cenabı Allah'ın da bir hesabı var. O hesap eninde sonunda galip gelecek. Kan tüccarları kaybedecek, terörden nemalanan fırsatçılar kaybedecek. Coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek. Kazanan insanlık cephesi olacak, kardeşlik olacak, barış ve istikrar olacak, kazanan 86 milyon vatandaşıyla Türk milleti olacak. Kimsenin tereddüdü olmasın büyük ve güçlü Türkiye'nin şafağı sökmüştür, Türkiye Yüzyılı'nın inşası başlamıştır. Allah'ın izniyle önümüz de ufkumuz da açıktır."

3