Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Türkiye İhracatçılar Merkezi (TİM) 13. İnovasyon Haftası Programında Fon soruşturmasına ilişkin konuşurken muhalefetin, özellikle de Yeni Parti'nin, Özgür Özel'in tutumuna dikkat çekti.
İlk günden beri çok özenli davrandıklarını, fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduklarını belirten Erdoğan; "Maalesef aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremedik. Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna, Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de partisinin bu haftaki Meclis Grup Toplantısında özellikle bu konuya dikkat çekti.
Muhalefet çevrelerinde; kamuoyunu yanıltmak, yönlendirmek ve tahrik etmek amacıyla, organize suç şebekesi haline gelmiş, kamu malına el uzatmış, milletimizin üzerine çökmüş belediyelerdeki ahlaksızlar güruhunun eylemlerinin milletimizden saklanmaya, üstünün örtülmeye çalışıldığını belirtti.
Burası çok önemli. CHP'li belediyelerdeki yaygın organize yolsuzlukları, ahlâksızlıkları kamuoyunun dikkatinden kaçırmak için uğraşan Özgür Özel bu fon meselesine can simidi gibi sarılıyor.
Çünkü Ekrem İmamoğlu'nun yargılanmasını, siyasî operasyon olarak nitelendirmesi CHP tabanını bile ikna etmedi.
Bahçeli'nin ifadeleri ile "Belediyelerdeki rüşvet ve yolsuzluk operasyonları karşında Fon, rövanşizmin politik anestezisi olarak siyasi kültürün damarlarına zerk edilmek istenmektedir. Nitekim muhalefet, fon krizini bir kaçış rampası olarak görmekte, ahlaki zafiyetlerinin üstünü örtmeye yönelik bir fırsata dönüştürmek çabasına girmektedir..."
Yeni Parti'nin, onun dümen suyuna giren muhalefetin, malum medyanın, özellikle Halk TV, Sözcü TV, Sözcü gazetesinin organize hedef saptırma girişimleri; Cumhur İttifakı kurulduğundan beri belli bir hedefe yönelik.
Bu hedef, Sayın Bahçeli'nin değerlendirmesinde çok net ifade ediliyor.
Temel hedeflerden birisinin, söz konusu olayları, Türkiye'de kurumsal ve siyasal yapının bütünüyle çürüdüğünün göstergeleri olarak takdim ederek toplumda çaresizlikle birlikte kutuplaşma ve siyasal gerilim hazırlamak oluğunun altını çizen Bahçeli, "nihai aşamada 'yönetilemeyen, kurumları işlevsizleşen ve toplumsal bütünlüğü zayıflayan bir Türkiye' algısı oluşturmaktır" diyor.
Evet, yalanlarla, kirli propaganda ile yürütülen operasyonun hedefi, "Türkiye yönetilemiyor" algısını oluşturmaktır.
Hâlbuki Ekrem İmamoğlu'nun, Özgür Özel'in ve bunların peşine takılmış muhalefet cephesinin Türkiye'nin iyi yönetilmesi ile ilgili bir derdi yoktur.
İmamoğlu'nun fonları ile Kılıçdaroğlu'nu arkadan hançerleyip, İngiltere'ye yalvar yakar olmanın, Avrupa'ya, "sizin işinize biz geliriz" mesajları yazmanın Türkiye'nin menfaatleri ile ne alakası var
Türkiye'nin iyi yönetilmesi, bunların zihninde, dünyasında, projelerinde asla yok.
Bunların derdi, kameraları kapatıp bavulla taşıdıkları paralardan kule yapmak...

2