Erdoğan; BM kürsüsünde merhamet, şefkat, insaf ve vicdanın sesi...

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. Oturumunda konuştu. Bu yılki tema, "Güveni yeniden tesis etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç veren bir BM"

Önce şunu not edelim Erdoğan BM'ye 16. kez hitap eden bir Cumhurbaşkanı.

Uzun iktidar yılları; Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sadece devletimiz/milletimiz için değil bölgemiz ve uluslararası ilişkiler için de küresel bir lider olarak temayüz etmesine şahitlik ediyor.

Dünkü konuşmasından not aldığım sözlerini başlıklar altında toplayarak bir dünya liderin portresini çizmek istiyorum.

Filistin:

Bilinmesini isterim ki, Filistin Devleti'nin değerli Başkanı Sayın Mahmud Abbas, bizzat burada bulunamasa da bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi özgür ve egemen Filistin Devleti'nin sesi olacak, Filistin halkının mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, bugün bir kez daha Filistin Devleti'ni henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum.

Filistin Devleti'ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin'in vücut bulacağı güzel günleri göreceğiz

Gazze:

Yalnızca Gazze'de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz İsrail'in devlet terörünün kurbanı oldu. Gazze halkı halen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor, eşlerinin, çocuklarının, anne-babalarının naaşlarını çıkarıyor. İsrail'in saldırılarında ellerini ve ayaklarını kaybeden masum çocuklar tahtadan yapılan protezlerle okullarına gitmeye, hayata tutunmaya çalışıyor. Gazze'deki hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70'inden fazlası hizmet veremiyor. Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak, bu kürsüde içim parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım; Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır. Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Karşımızda son derece vahim bir tablo var.

Yüreğinde insanlık olan, yüreğinde merhamet, şefkat olan, insaf ve vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti:

Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır. Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması:

Pakistan ve Suudi Arabistan'la kurduğumuz Savunma İttifakı ile aramızdaki dayanışmayı perçinliyor, sorunlara bölge içerisinden çözümler üretmeyi amaçlıyoruz.

Suriye:

Suriye'nin güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine ilerlediğini görüyoruz. Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz.

Rusya-Ukrayna savaşı:

Rusya-Ukrayna savaşının Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesi samimi arzumuzdur.

Karadeniz'de ticari gemilere yönelik son saldırıların kim tarafından yapılırsa yapılsın kabul edilemez olduğunu bilhassa vurguluyorum.

Avrupa Birliği: