Suriye'nin Halep şehrinde bir anda ne oldu
4 Ocak'ta Şam'da, Suriye yönetimi ile yapılan görüşmelerde, PKK/PYD/SDG'nin daha önce varılan mutabakata uymayacağı kesinleşti. Terör örgütü; Suriye yönetiminin boşaltılmasını istediği iki mahallede, 5 Ocak günü Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı yol kontrol noktalarına saldırılar düzenledi.
Güvenlik güçleri hedef alındı. Sivil halk kalkan yapıldı, keskin nişancılar devreye girdi, dron saldırıları düzenlendi.
4 kişinin ölmesi ve 18 kişinin yaralanması üzerine Suriye hükümeti, kamu düzenini ve vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak maksadıyla Halep'te terörle mücadele operasyonu başlattı.
Sadece iki günlük operasyonla PKK/PYD/SDG'lilere, ağır kayıplar verdirilerek bölge temizlendi.
DEM parti yönetimi birden genlerine işlemiş bölücülükle devlete parmak sallamaya, İsrail ve ABD'den yardım istemeye kalktı.
7 Ocak'ta DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, yaptığı açıklamada, "Şam Yönetiminin Kürtlere ve Süryanilere yönelik saldırısı derhal durdurulmalıdır" dedi. Ve Gazze'de İsrail'in yaptığı soykırıma eş tuttu...
Türkiye Cumhuriyeti devletinin PKK'lı teröristler dediklerine, "Halep İç Güvenlik Güçleri" dediler. Aldıkları haberlerin, irtibat kurdukları odakların hepsi Kandil'in bölgeye yerleştirdiği PKK'lılardı.
DEM'in açıklaması tam bir provokasyondu. Şu dediklerine bakınız:
"Şam Yönetiminin Halep'te Kürt mahallelerine yönelik saldırıları bir imha operasyonudur. Bu saldırılar karşısında direnenlerle dayanışmamız sürecektir. Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi ve Şam Yönetimi arasında arabuluculuk yapan tüm güçlere çağrıda bulunuyoruz: Garantör olmanın sorumluluğunu derhal yerine getirin."
Şam yönetimi; "devlet içinde iki ordu olmaz, devlete paralel yapıları kabul edemeyiz" diye meşru haklarını kullanırken, DEM Parti, "Kürtlere saldırı var" diyerek, Türkiye'deki Kürt vatandaşlarımızı tahrik ve kışkırtmanın hesabını yaptı.
Ayrıca, "arabulucu garantör" devletlerde, yani ABD ve İsrail'e yardım çağrısı yaptılar.
Trump yönetimi Şara yönetiminin operasyonlarına karşı çıkmadı.
DEM Parti ile ağız birliği yapan İsrail'i de hatırlatmalıyız.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, operasyonu "Kürtlere yönelik vahim ve tehlikeli bir saldırı" olarak nitelendirdi. Tıpkı DEM Parti yönetimi gibi "uluslararası toplumu sessiz kalmamaya" çağırdı.
DEM Partililer, saç baş yolarak, adeta zıvanadan çıktılar.
8 Ocak'ta TBMM Genel Kurulu'nda, DEM'li milletvekilleri protesto gerçekleştirdi. Oturdukları sıraların üzerine "Halep'te katliama hayır" yazılı dövizler yerleştirdiler. Alkış tutarak, elleriyle sıralara vurarak Kürtçe "Bijî berxwedana azad" (Yaşasın bağımsız direniş) sloganları attılar.

12