CHP'li medya; baklava, kadayıf kutularından ne haber

Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan ceza davasının önceki günkü üçüncü duruşmasında tanık delegeler dinlendi.

Aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 12 sanığın yargılandığı dava 1 Nisan'a ertelendi.

Cumhuriyet savcısı, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın, 9 Mart'ta görülecek İBB davası ile birleştirilmesini talep etmişti.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, gönderdiği yazıda, "dosyalar arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunmadığını" kaydetti ve birleştirme önerisine muvafakat verilmediğini bildirdi.

Bunlar yargının bileceği işler.

Ancak yargılama safhasında dikkatleri üzerine çevireceğimiz önemli bir husus var.

CHP yönetimi ve destekçisi medya/sosyal medya; davaların, siyasî olduğu, İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığının önünün kesilmesi, CHP'nin muhtemel iktidarının engellenmesi için yürütüldüğü propagandasını, bilgi kirliliğini inat ve ısrarla devam ettiriyor.

Mesela Sözcü gazetesi 1 Nisan'a erteleme kararını dün şu başlıkla verdi:

"CHP Kurultay davasında yine somut bir delil ortaya konulamadı. 'Duydum, işittim, söylendi' Davası Nisan 1'e ertelendi."

Halbuki devam eden İBB davası, Aziz İhsan Aktaş davası, yeni açılan casusluk davalarında; öyle "duydum, işittim, söylendi" palavrasının aksine yer, zaman, şahıs ismi, belge, MASAK raporları gibi somut deliller var.

Özellikle etkin pişmanlık olarak kabul edilen itiraflar, davaların bel kemiği. Mesela önceki gün şaibeli kurultay davasında dinlenen delegeler öyle "duydum, işittim, söylendi" falan demediler.

Bursa delegesi tanık S.T., '12 kurultay delegesini ikna etmem karşılığında '300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun' şeklinde ucu açık bir teklif sunuldu. Erzurum delegesi tanık Y.G. ise, 'İl başkanı Ankara'ya gidip en çok parayı verene oy verileceğine ilişkin pazarlık yapacağını söyledi. İl başkanı daha sonra herkesin attığı oyu WhatsApp'tan kendisine gönderilmesini istedi. İl başkanının İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum."

12 kurultay delegesini, sakın sonucu etkilemeyecek küçük bir rakam olarak görmeyin.

Çünkü Kurultaydaki ilk turda Özgür Özel'in oyları, Kılıçdaroğlu'ndan sadece 18 oy fazlaydı.

Davalarda en etkili ifadeler etkin pişmanlık yasasından yararlananlardan geldi.

Mesela Aziz İhsan Aktaş'ın, mahkemede söylediklerini hatırlatalım:

"Bazen üst düzey belediye yetkilisinin düğünün yapıyorsunuz, sanatçı sağlıyorsunuz. Ailelerine eş dost çevresine araç tahsis ediyorsunuz. Bazen belediye başkanının aracını çok fazla fiyata satın alıyorsunuz. Bazen belediyenin eskiden kalan borçlarını ödüyorsunuz. Otellerde, en lüks restoranlarda ağırlıyorsunuz ama yetmiyor. Her hak ediş ödemesinde öyle bir talep geliyor ki karşılayamıyorsunuz. Talepleri karşıladığımız sürece hak ediş ödemeleri düzenli yapılıyordu."