CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bir hafta önce 4 Mart'ta Eyüpsultan-Kağıthane'de partisinin düzenlediği mitingde şunları söyledi:
"Erdoğan bugün İsrail'le birlikte Amerika'nın planlarına sessiz kalmaktadır. Erdoğan'ın kendine ait bir planı, Türkiye'ye ait bir planı yoktur; Trump'ın planının bir parçası olmuştur. Tek hesabı Trump'tan alacağı destekle bir kez daha Türkiye'de seçim kazanmaktır. Ancak CHP, gelecek ilk sandıkta Türkiye'nin iktidar partisidir."
Bu sözlerin Türkiye'ye, siyasete ne faydası var
Etrafımız ateş çemberi iken, İran'dan atılan füzeler topraklarımıza düşerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kabinesi gece gündüz teyakkuz halinde, "aman 86 milyona bir şey olmasın" derdinde iken Özgür Özel kimlerin menfaatini okşuyor Niye ABD'yi, İsrail'i, Yunanistan'ı, Kıbrıs Rumlarını sevindiriyor
Hele "hava savunma sistemimiz yoktur" demesi ihanet değilse gaflet değil midir
CHP'nin, milli meselelerde hep hasım cephenin menfaatlerini savunur pozisyonlara düşmesinin onlarca örneği var.
Hatırlatalım; CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 1 Eylül 2025'te Sinop'ta yaptığı konuşmada da, kentte gerçekleştirilen füze ve roket testleri için
"balıklar, bu seslerden ürküyor, yuvalarını terk ediyor" demişti.
Erdoğan düşmanlığı ile devlet/millet düşmanlığı karıştırmak vatanseverlik midir
Özgür Özel'e cevabı, bizim kalemimizden daha etkili, daha keskin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Özel'e tokat gibi cevabı:
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı'nın ardından yaptığı konuşmadan:
"Tüm bu mücadelenin ortasında ana muhalefetin başındaki zatın; kimsenin önemsemediği, kendi seçmeni dâhil artık kimsenin umursamadığı söylemlerini ise ibretle takip ediyoruz. Etrafımızın ateş çemberiyle kuşatıldığı, füzelerin gökyüzünde uçuştuğu, en küçük bir hatanın büyük sorunlara yol açabileceği böyle bir dönemde hâlen polemik peşinde koşan, bize sataşarak prim kazanma hesabı yapan bu şahsı ben bir kez daha aziz milletime, ferasetine havale ediyorum. Bir defa şunun herkes tarafından görüldüğüne inanıyorum: Ana muhalefetin ne yazık ki elle tutulur bir dış politika vizyonu yok. Diplomasi birikimi, kriz yönetim tecrübesi deseniz zaten yok. Peki, bunun yerine ne var Dış politika bahsinde sadece kalıplaşmış cümleleri var. Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili ön yargıları var. Bilinçaltında gizledikleri kompleksleri var. Bunların dış politikası yalnızca eleştiri ve karalama üzerine kurulu. Bakınız bu bakış açısı tehlikeli olduğu kadar hastalıklı bir yaklaşımdır. Ana muhalefetin başındaki zat çıkıyor, gün aşırı yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti hükümetini içler acısı bir durumda olmakla suçluyor. Açık söylüyorum, böyle sorumsuzluk, böyle şuursuzluk olamaz. Ortada durumu içler acısı hâlde olan tek bir kişi ve yapı vardır, o da Türkiye'nin ana muhalefet partisi olmayı bir türlü beceremeyen bu şahıs ve yoldaşlarıdır.

20