Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki gün, "Gelecek sensin" sloganıyla yayın hayatına başlayan TRT Genç'in açılış etkinliğinde konuştu.
Terörden daha zararlı tehlikeye adeta feryat edercesine dikkat çekti:
"Şu gerçeği hepimiz çok net görebiliyoruz. Uyuşturucu, alkol, sanal bahis, kumar ve sigara bağımlılığı, millî bünyemiz açısından terör kadar, hatta terörden daha zararlı boyutlara ulaşmıştır. Aileler parçalanmakta, nesiller kaybolmakta, istihdama, üretime, eğitime, sağlığa gitmesi gereken kaynaklar insanlık düşmanlarının kanlı dişlilerini ne yazık ki beslemektedir. Alkolü, sigarayı, uyuşturucuyu adeta özgürlük sembolü gibi yansıtanların gözlerini kapattığı ürkütücü tablo işte budur."
Cumhurbaşkanı, aileyi hedef alan tehlikenin büyüklüğünü de gözler önüne serdi:
"Kültür savaşlarının muharebe alanlarından biri de malumunuz ailedir. Günümüzde aile kurumu daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir saldırı ve kuşatma altındadır. Dizilerden sinema filmlerine, çizgi filmlerden oyunlara ve oyuncaklara kadar ilgili ilgisiz her yere özenle yerleştirilen karakterlerle çarpık ilişkiler özendirilmekte, sapkınlıklar teşvik edilmektedir."
Gençliğimizde (55 yıl önce) insanımızı uyarmak için çok anlattığımız bir konuşma vardı.
İngiliz Başbakanı Gladstone, Avam Kamarasında, "Eline Kur'a'nı alıp, bileği bükemiyorsak, bileğe hükmeden dimağı bükmeliyiz. Bu Kur'an Müslümanların elinde kaldıkça onları istediğimiz gibi yönetemeyiz. Onları Kur'an'dan uzaklaştırmalıyız" demişti.
Halimize bakın, cihana insanlık öğretmiş milletimizin bir kesimi ne hale getirildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan söylüyor:
"Son dönemde ülkemizde yaşanan aile facialarına baktığımızda en büyük müsebbibin alkol, sanal bahis, kumar ve uyuşturucu olduğunu görüyoruz. Aynı şekilde boşanmaların, eşler arası ve aile içi kavgaların sebeplerinin en başında bu illetler geliyor."
Kur'an'dan gurbete sürülen milletimiz şimdi kaç çeşit bağımlılığın pençesinde kıvranıyor.
Cumhurbaşkanın bizzat bu tehlikeye işaret etmesi, topyekûn bir seferberlik çağrısı yapması, problemin ne kadar hayatî olduğunu anlatmaya kâfidir.
Devlet şu anda büyük tedbirler alıyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu kuruldu. "Aile On yılı" ilan edildi.
Her türlü bağımlılığa karşı devletin, Yeşilay'ın, sivil toplumun elbirliği ile yapacağı elbet çok iş var.
Çocukları ve gençleri bu illetlerden korumak için büyük görev en başta ailelere düşüyor.
Ailede de büyük problemler var.
Parçalanmış ailelerde çocuklar takip edilemiyor. Yine geçimsizliğin had safhada olduğu, sürekli kavga, çatışma yaşanan evlerde çocukların sahipsiz kaldığı bir gerçek. Bu çocuklar okullarda etrafa tehlike saçan birer odak haline geliyor.

3