Sorun ekonomi değil, ruh meselesi
HÜSEYİN DEMİR
Bugün yaşadığımız krizleri yalnızca ekonomi başlığı altında ele almak, meselenin kendisini ıskalamaktır. Çünkü ekonomik dalgalanmalar çoğu zaman bir sebep değil; daha derinde yaşanan bir çözülmenin sonucudur. Asıl mesele rakamlarda değil; ruhta, zihniyette ve anlam dünyasında yaşanan kırılmadadır.
Bir millet düşünün: Toprağını savunmuş, devletini ayakta tutmuş, tarih boyunca nice badirelerden geçmiş… Fakat bütün bunlara rağmen kendine olan inancını yitirmiş. İşte asıl çöküş burada başlar. Çünkü milletler yalnızca bütçeleriyle değil; inançları, değerleri ve ortak hafızalarıyla ayakta durur.
Yakın tarihimize baktığımızda, karşı karşıya kaldığımız asıl sorunun bir "yoksulluk" meselesi değil, bir yön kaybı olduğu görülür. Kendi geçmişiyle bağını zayıflatan, köklerini yük gibi gören bir anlayış, ister istemez geleceğini de belirsizliğe teslim eder. Tarih sadece hatırlanacak bir arşiv değil; bugünü anlamlandıran bir bilinçtir. Bu bilinç zayıfladığında toplum kendini başkalarının tanımlarıyla anlamaya başlar.
Modernleşme iddiasıyla yürütülen pek çok süreç, zamanla taklitçi bir kimliğe dönüşmüştür. Kendi değerlerinden utanmayı ilerleme, başkasına benzemeyi başarı sayan bir zihniyet; kısa vadede bazı vitrinler kurabilir. Fakat uzun vadede aidiyet duygusunu, adalet fikrini ve toplumsal güveni aşındırır. Bu aşınma, eninde sonunda ekonomik alana da sirayet eder.
Bugün şehirler büyüyor, binalar yükseliyor, imkânlar artıyor; fakat aynı oranda insanın iç dünyası daralıyor. Kalabalıklar çoğalıyor ama yalnızlık derinleşiyor. Kurumlar var, fakat kurucu ruh zayıf. Mekân büyük, fakat anlam eksik. İşte bu tablo, bize ekonomik göstergelerden çok daha fazlasını söylüyor.
Sekülerleşme tartışmaları çoğu zaman yüzeyde ele alınıyor. Oysa mesele, inançlı ya da inançsız olmak meselesinden öte; değer üretip üretememe meselesidir. İnanç, bir toplumu sadece metafizik olarak değil; ahlaki, hukuki ve vicdani olarak da ayakta tutar. Bu bağ koptuğunda toplum yalnızca Allah'la değil; adaletle, merhametle ve sorumluluk bilinciyle de arasına mesafe koyar.

4