İslam dünyasının asıl krizi: Sistem kuramamak

İslam dünyasının asıl krizi: Sistem kuramamak

HÜSEYİN DEMİR

Bugün Müslüman toplumların en derin yarası, imanlarının aşktan, fikirlerinin de şuurlu idrakten kopmuş olmasıdır. Fikrî heyecanını kaybeden bir toplum, artık sadece yaşayan ölüdür. "Ayakta ben, yerde gölgem sürünüyor" hâlini yaşıyoruz.

Hakikati sadece gözle gören, kalple bakmayı unutan bir çağın çocuklarıyız. Oysa Kur'an bize basarı değil, basireti öğütler. Bugün idraksizliğimiz, bizi şuursuzluğa mahkûm ediyor. Ve şuursuzluk hâkim olduğunda ne medeniyet kurulur ne de ufuk açıcı fikirler doğar.

Biraz da günümüze bakalım… Ekranlarda, sosyal medyada "İslamî aydın" sıfatıyla dolaşan nice isim var. Fakat teşhis yok, reçete yok. Yalnızca dedikodu, gündelik politika, polemik. Ülkenin eğitim krizi, gençlerin inanç bunalımı, aile kurumunun çöküşü, adalet arayışı… Bunların hiçbirine gerçekçi cevap üretemiyorlar. Doğru cümle kurmayı yazarlık sanıyor, iki ayet alıntılamayı fikrî ufuk sanıyorlar.

Hâlbuki bugün bize lazım olan şey; kuru bilgi değil, idrakle yoğrulmuş şuurlu fikirlerdir. Çünkü idrak yükseldikçe şuur yükselir, şuur yükseldikçe toplum medeniyet kurar.

Tarih bize defalarca gösterdi: Ashab, yüksek idrak ve şuur sayesinde kısa sürede bir medeniyet inşa etti. Endülüs'ü İbn Arabî gibi fikir ve idrak önderleri yükseltti. Osmanlı'nın son döneminde Batı'ya tahsile giden gençler ise köklerinden kopunca Batı'nın çarpık kültürünün altında ezildi. Heyecanları vardı ama şuurları yoktu.

Bugün de farklı değil. Üniversite mezunuyuz, okuyoruz, konuşuyoruz… Amanasıl okumamız, nasıl düşünmemiz gerektiğini bilmiyoruz. Okumak için okumakla, sistem inşa edecek bir muhakeme arasında fark var. Batı, batıl da olsa sistem kuruyor. Bizim elimizde serapa bir sistem olan İslam var ama biz sistemden habersiz yaşıyoruz.

İşte bu yüzden, Batı hâlâ galip, biz hâlâ mağlubuz. Çünkü onlar düşünceyi sisteme dönüştürüyor, biz ise günü kurtarmaya çalışıyoruz. Bugün de Gazze'den Afrika'ya, İslam coğrafyasının her köşesinde yaşanan krizlerin temelinde bu yatıyor. Adalet arayışımız, özgürlük talebimiz, birlik idealimiz… Hepsi şuursuz tartışmaların gölgesinde kalıyor.