İman Neden Hayatı Yönetmiyor Müslüman Dünyanın Sessiz Krizi

İman Neden Hayatı Yönetmiyor Müslüman Dünyanın Sessiz Krizi
Hüseyin Demir

Bugün sokakta yürüyen insanımıza bakın: Elinde telefon, zihninde bin parça düşünce, dilinde inanç cümleleri… Ama hayatına yön veren esas ilke çoğu zaman başka yerlerden geliyor. Ne giydiğini, neye sevindiğini, neye öfkelendiğini, neyi "başarı" saydığını belirleyen ölçüler, kendi inancından çok başkalarının ürettiği değerler oluyor. İşte tam burada sormamız gereken can yakıcı soru duruyor:
Biz neden yöneten değil de yönetileniz Neden özne değil, nesneyiz

Sorunun cevabı dışarıda değil, içeridedir. Çünkü bugün Müslüman toplumların temel problemi, karşıtlarının güçlü olması değil;kendi inançlarını hayata hükmeden bir iradeye dönüştürememeleridir. İnanç var, bilgi var, söylem var; fakat yaşanmışlık yok. Yaşanmayan iman ise insanı büyütmez, sadece şişirir.

İslam, özü itibarıyla edilgen bir din değildir. Hayatın kenarında duran, özel günlere sıkıştırılan, vicdanın dar bir köşesine hapsedilen bir inanç sistemi hiç değildir. O, hayatı düzenlemek, insana yön vermek, adaleti tesis etmek için vardır. Ne var ki biz, onu özne olmaktan çıkarıp nesne hâline getirdik. Konuştuk, tartıştık, savunduk amayaşamadık.

Bugün "neden başkaları bize yer gösteriyor" diye yakınıyorsak, bunun sebebi laiklik, Batı, küresel sistem ya da dış güçler değildir. Asıl sebep,dinin hayatımızda yer gösteren değil, yer verilen bir unsur hâline gelmesidir. Yaşanan din yer belirler; yaşanmayan din ise başkasının belirlediği yerde durmak zorunda kalır.

Bir zamanlar Müslüman aklın omurgası olan fıkıh, bugün kitap raflarında duran teorik bir bilgiye indirgenmiş durumdadır. Adalet konuşuluyor ama uygulanmıyor. Kul hakkı anlatılıyor ama ticarette yok. Emanet vaaz ediliyor ama yönetimde kayıp. Böyle bir tabloda iman, insanı özne yapmaz; aksine onu kullanılan bir aparata dönüştürür.

Modern insan kendini özgür sanıyor. Oysa çoğu zaman başkalarının tanımladığı hayalleri kovalıyor, başkalarının çizdiği sınırlar içinde yaşıyor. İnancı var ama bu inanç, sabah kalktığında hayat planını belirlemiyor. Böyle bir iman semizlenmez; içi boş bir şişkinliğe dönüşür. Her şişkin yapı ise ilk baskıda patlar.