Yüreksiz devletler, yüreksiz adamlar
Yürek yerine kuru akıl kullanan devletler savaş suçu işlerken, İsrail ve ABD yarışında İran'ın mazlumiyeti yazarı belki yanıltıyor mu?
Yazar, 40 günlük ABD-İsrail-İran savaşını insanlığın yüz kızartıcı suçu olarak değerlendirerek, insan hayatı ve onurunu hiçe sayan devletleri kınıyor. Ancak İran'ın şehitlik propagandası üzerinden halkını ölüme çağırmasını da eleştiriyor ve dijital çağda kalpsizliğimizi Byung-Chul Han'dan alıntıyla ortaya koyuyor. Peki, mazlumun yanında olmak yazarın İran devletinin tüm eylemlerini meşrulaştırmak anlamına mı gelmeli?
Kalbin yakıtı zikirdir. Kalp zikirle yüreğe dönüşür; yürek devlete, devlet merhamete, merhamet medeniyete, medeniyet irfana; zikretmeyen kalp kapı gibi gıcırdar, yağlamak lazım. Bir kalbimiz varsa onu büyüterek yürek yapmamız lazım." (Bülent Akyürek)
40 gündür devam eden ABD/İsrail - İran savaşı, 15 günlük bir ateşkese açılan bir kapının gıcırtısıyla şimdilik sona erdi.
Tam burada, 'ne oldu şimdi' sorusu önem kazanıyor. Aslında durumu kısaca, o meşhur, 'biz bu şeyi (!) niye yedik' sorusuyla biten ağa-maraba yolculuğu misaliyle kolayca anlatabilmek mümkün. Ancak bu tavır, başta hayatını kaybedenler olmak üzere Hz. insana haksızlık ve saygısızlık olur.
Görünen o ki; savaş denen o insanlığın yüz kızartıcı suçunu irtikap etmek için kuru akıl ve bir türlü yüreğe dönüşmeyen kalp sahiplerinden olmak gerekiyor.
İnsan hayatını hiçe sayarak; insan onurunu zedeleyecek eylemlerde bulunmak, bin yıllardır birike birike, direne direne günümüze ulaşan tarihi değerleri yok etmek... İnsanın kullanımına sunulmuş, modern dünyada onlar olmazsa sanki hayatta olmazmış kabulüne dayanan; alt yapıları, ulaşım ve iletişim sistemlerini, meskenleri-konutları, doktora ve ilaca ulaşımı yok etmeyi ancak yüreksiz adamlar ve devletler yapabilir.
Yüreksizler de katman katman, anlayacağınız.
Mesela Yahudiler (sadece İsrail değil ha!) yüreksizlik yarışında birinciliği hiçbir zaman hiç kimseye kaptırmazlar. Trump'lı ABD İsrail'le yarışmaya kalktı, bütün üstünlüklerine ve fazlalıklarına rağmen Yahudileri geçemedi...
İran ise yalpalayıp durmakta.
(Yanlış anlaşılmasın; ABD ve İsrail karşısında İran devleti ve halkı mazlumdur; "okyanuslarda bir keçe parçasını ıslatacak su parçası kalıncaya kadar zalimin karşısında ve mazlumun yanında olacağız" düsturu gereği bizim yerimiz de İran'ın yanıdır.)

4