Yeni telifçilik / 3

Hüseyin Besli
28.11.2025
7

7

Geldiğimiz noktada, Ak Parti'nin durumunu, Etyen Mahçupyan'ın Ak Parti için geliştirdiği 'Yeni İttihatçılık' kavramsallaştırmasından mülhem biz de 'Yeni telifçilik' diye bir kavramsallaştırmada bulunmak istedik...

8

Telifçilik:

"Bir yandan bu kuşak; materyalizm, bilimcilik ve sosyal Darwinizm'in bir karışımı olan Alman vulzermateryalizminin ve Littre'nin temsil ettiği pozitivizmin etkisi altındaydılar ve Cumhuriyeti kuran kadronun da zihin yapısı işte bu etkiden yoğun biçimde nasibini alarak (...) (M. Şükrü Hanioğlu)

19. yüzyılın sonunda tüm İslamileştirme çabalarına rağmen, devletin yeni modern okulları, çoğunlukla pozitivist, materyalist ve ilimperest fikirlerle aşılanmış bürokratlar, subaylar, profesyoneller ve aydınlar yetiştiriyordu. (...) (Amit Bein)

1915-16 yılında Darülmuallimin öğrencileri arasında yapılan bir ankette 90 öğrenciden 89'unun dinle alakaları olmadığı görülmüştü... (Nuray Mert)

Konyak içip domuz yemek adeta bir onur meselesi halini almıştı. Ortada bir inanç krizi vardı. Fakat açık ve militan bir ateizm bu kareye eşlik etmiyordu. (...)

Tanpınar'ın ifadesiyle Osmanlı entelijansiyası 'İman ile şüphe arasında' bir boşlukta asılmış olmanın ürpertisini yaşıyordu. (...)

İşte II. Meşrutiyet döneminde, din ile siyaset bağlamında yürütülen tartışmalarda, sonraki dönemlerde en önemli fikir olarak Ziya Gökalp'in İslam'ın akli/bilimsel kalıplarla sınırlanması ve bununla irtibatlı olarak Türk/Türkleştirme teklifi gelecekte bu siyasetin belirleyicisi olacaktı. (...)

Böyle bir inanç krizinin mirası üzerinde yükselen Cumhuriyet, ilk on yılında, ittihatçıların Türk-İslam tezinden daha radikal bir adım atacak bir Türk İslam/Türkleşmiş İslam ortaya koymaya çalışacaktı. (...)

Başlangıç itibariyle anlaşılıyor ki M. Kemal Kurtuluş Savaşı boyunca ve Cumhuriyetin ilk birkaç yılı itibariyle, Meşrutiyet döneminde şekillenen 'İslam dini akli ve tabii bir dindir' fikrini savunur.

(...) dinin eskiden oynadığı meşrutiyet kaynağı rolünü, artık medeniyet ve bilim oynamaya başlamıştır. (...)"

Bu gelişmeler muvacehesinde şu soru kendini bütün yakıcılığıyla dayatmaktadır. Tartışmalar sonunda gelip şu iki soruda düğümlenecekti. 'Yeni Cumhuriyet'te dinin yeri ne olacaktı

İslam'ın reforme edilerek kazanılması, Türkiye'de payidar kılınması mı, yoksa külliyen reddedilmesi gereken bir unsur mu olduğudur. Bir Türk dini mi yaratılmalıdır yoksa Türk'ün kendisi mi dinselleşmelidir.