Yeni ekonomik model/4

1

Hasan Fehmi Kınay ortak WhatsApp grubumuzda; hanidir pazar günkü yazılarımızın rutini haline gelen 'yeni ekonomik model' arayışlarına dair; biraz daha işin teorik kısmında kalacağız söylemimize karşın; güncel ekonomik sorunlarımıza retorik yaklaşarak (yaparak) çözüm üretemeyiz... demiş.

Bir bakıma doğru söylüyor Hasan Fehmi dostumuz. Eğer tartışmalarımız sadece teorik düzlemde kalırsa; insana ve piyasalara dokunacak, ete kemiğe bürünmüş, kanlı-canlı bir sistem kuramazsak, en hafif tabiriyle havanda su dövmüş oluruz.

Fakat; eğer bir sistemin düşünsel/fikri tabanını sağlam kuramamışsak, hangi kabuller-retler, kısıtlamalar-teşvikler, sınırlar-belirsizlikler üzerine kuracağımıza dair değerler skalası oluşturup içselleştiremezsek; kuracağımız sistem anlamsız, amaçsız kalır ve doğru-dürüst bir başarı elde edemez.

Mesela, sadece faiz yasağı üzerine bir İslami sistem kurma kolaycılığına ve hatta yanlışlığına düşeriz; eğer 'ağyarına mani etrafına cami' bir tanım yapmaz/yapamaz ve özel ve öznel bir yol ve yöntem belirleyemezsek, havanda su dövmüş gibi oluruz...

2

Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve elan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler dostumuz da bu, ekonomik modele dair yazılarımız üzerine;

Kısa telefon konuşmasında çok şeyler konuştuk. Daha uzun sohbet etmek ve Başkan'ın pratize ettiği kimi işleri yerinde görmek üzere anlaştık da;

Biz şimdilik telefon konuşmalarından yola çıkarak oluşturduğumuz kısa metni de sizinle paylaşmak istiyoruz.

Bu arada; Hilmi Bey tam bir araştırma adamıdır. Daha 1994'te İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde İGDAŞ murahhas üyeliği yanında kurduğu bir Ar-Ge grubuyla; bürokratik işleyiş içinde ya hiç çözüm bulunamayacak ya da ancak yıllar sonra çalışmalar sonucu halledilebilecek nice işleri kısa sürede teşhis etmiş ve hal yoluna koymuştu. Ak Parti'mizin kurulumuyla da Ak Parti Ar-Ge'den sorumlu genel başkan yardımcısı sıfatıyla, başta Ak Parti Eylem Planı'na katkısının yanında birçok teklif ve önerisiyle bizlere yol göstermişti. Elan fiilen belediye başkanlığı yapmasına rağmen araştırma ve geliştirme ameliyesinden hiç vazgeçmiş değil. Hatta bu çalışmalardan hasıl olan birçok çıktıyı pratize edip, yeni tesisler ve fabrikalar kurmuş bulunmakta.

Dedi ki Sayın Güler; ben çalışmalarımı şu üçlü üzerine inşa ettim: Düşünce (tefekkür)-Üretim (amel)- Rekabet (hayırda yarışma). Ayrıca; sormadım, kendisi de söylemedi; İbni Haldun'dan mı ödünç almıştır yoksa kendi akıl yürütmeleri ve gözlemleri sonucu mu oraya varmıştır bilmiyorum... dedi ki Hilmi Bey; insanlar karınları doyduğunda düşünceyi ihmal ediyorlar, insanlar karınları doyduğunda yeni bir şeye ihtiyaç yokmuş gibi üretmekten vazgeçiyorlar, insanlar karınları doyduğunda üşengeçliklerinden toplumun önünü açacak, teknolojik değişimlere güç verecek rekabetten/yarışmaktan kaçınıyorlar...

3

Bir süredir, biz acizane 'Bize özgü yeni bir ekonomik model mümkün değil mi' sorusuna cevap arıyoruz, malumunuz.