3
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bir yönüyle I. Dünya Savaşı galiplerine karşı bir duruştur, bir hesaplaşmadır, bir cevaptır.
Şöyle ki; Birinci Dünya Savaşı sonrası galip Batı, Osmanlıyı parçalara bölerek ve parçaların her birisinin içine ötekine düşmanlık yapacak unsurlar yerleştirerek Müslüman dünyayı pasif/edilgen yer yer köleleşen topluluklar ve devletler halinde dizayn etti.
Öyle bir formülasyon uyguladı ki Müslüman halkların onurlarıyla oynamaları bir tarafa İslam topraklarındaki yeraltı yerüstü tüm varlıkları ve değerleri sömürdüler, kendi ülkelerine taşıdılar, yerli halkı da iyi bir tüketici haline getirdiler.
İşte; bu anlaşma, parçalanmış Müslüman ülkeleri ve toplulukları bütünleştirmeye yönelik bir anlaşmadır ki; daha şimdiden bazı mahfilleri kaygılandırmıştır...
Anlaşmanın imzalanmasının hemen ardından Sayın Cumhurbaşkanının; anlaşmanın kapısının başkalarına da açık olduğunu beyan etmesi ve Hakan Fidan'ın, çok yakın zamanda Mısır'ın da ittifaka katılacağını/katılabileceğini söylemesi açıkça göstermektedir ki bu ittifak burada kalmayacak, belki de bir iki istisna hariç bütün İslam ülkelerini bünyesine alacak bir potansiyel taşımaktadır.
İstisnalara gelince;
Başta Birleşik Arap Emirlikleri bu ittifaka dahil edilmemelidir. Hatta BAE'nin, ya şu andaki yönetici ailesi alaşağı edilip o topraklardan kovulmalı, ya da BAE diye bir ülkenin yaşamasına imkan tanınmamalıdır.
Zira BAE'nin İsrail ve ABD ile iş birliği yaparak Müslümanlara verdiği zarar öyle özür dilemeyle falan geçiştirilecek cinsten değildir...
İkinci olarak zinhar İran bu ittifaka alınmamalıdır. Her şey bir tarafa İran'ın mezhebi gereği iman akidesinden sayılan 'takiyye geleneği' böyle bir ittifakı eninde sonunda zehirler ve yıkılmasına sebep olur. Bu demek değildir ki; bu ittifak İran karşıtıdır, İran'a karşı olmalıdır... Hayır... Müslüman ülkelerin her biri ve ittifak, tüzel kişilik olarak İran ile çalışmalar yapabilir, alışverişte bulunabilir, dayanışma içerisinde olabilir fakat İran dışarıda bırakılmalıdır.
4
Bu sütunun okuyucuları hatırlayacaklardır;
Birkaç kez Türkiye'nin Suriye, Lübnan ve Mısır ile deniz yetki alanı sözleşmesi imzalarının gerekliliğinden, böylece azgın İsrail'in hem batıdan hem kuzeyden çevreleneceğini hem de Doğu Akdeniz'in kontrol altına alınacağını yazdık-çizdik.
Demek ki bir zamanı varmış...
Şimdi, Mısır ve Suriye'nin en kısa zamanda Mekke İttifakına katılması, o işlevi de yerine getirmiş olacaktır...
Ve Irak üzerinden Kalkınma yolu, Suriye üzerinden Hicaz Demiryolu Projesi söz konusu ittifaktan etkisini artırıcı unsurlar olarak meydanda durmaktadır.
İnanın ittifak genişleyip güçlendikçe sadece güçlerin ve imkanların aritmetik toplamlarından ibaret bir tablo ortaya çıkmayacak. Ayrıca bu birliktelikten dolayı bir çarpan etkisi oluşacak ki asıl ona bakmak gerekecek gelecekte.
İşte o güç bu ittifakı dünya ölçeğinde bir kutup, önemli bir aktör, hatta sonradan, yeni kurulmuş olması nedeniyle en etkin en kapsayıcı, en başat yapılaşma haline getirecektir...
5
Deniyor ki; Çin'i kuşatacak her yapılanma ABD'nin işine yarar. Doğrudur. Lakin Mekke İttifakı'nın ABD'nin işine yaraması (!) bu ittifakı ABD'nin kurdurduğu anlamına gelmez.
Her üç ülkenin de ABD ile görece iyi ilişkileri, Mekke İttifakı'nın ABD kontrolünde olmasını gerektirmez. Zira her üç ülke de son yıllarda giderek yükselen bir özgürleşme çabası içindeydi zaten.
Kaldı ki, istense de Mekke İttifakı ABD ile birlikte hareket edemez. Zira Mekke İttifakı, mevcut haliyle ya da gelecekte alacağı şekliyle yükselen bir güç iken; buna karşılık ABD güç kaybetmektedir, yıkıma doğru giden bir yapı özelliği taşımaktadır.
Malum, Avrupa zaten bütün gücünü kaybetmiş durumunda, ABD'de Avrupa'nın çocuğu olması, Batı mantalitesinin bir unsuru olması nedeniyle çökmeye mahkumdur...
Beş-altı asır sonra Batı medeniyeti, tarihin döngüsü nedeniyle düşüşe geçmiş olup, bu yolun sonu Doğuya teslimle bitecektir...
İttifak; ABD'ye yakın duruyor diye lekelenmeye anlamsızlaştırılmaya çalışılırken; öbür taraftan Pakistan nedeniyle Afganlar, Arabistan nedeniyle İran ile çatışacak mıyız.. diye de zihinler bulanıklaştırılmaya çalışılıyor...

13