ÜÇ+1 TARZI SİYASETE DÖRT KRİTER

Hüseyin Besli
31.08.2025
8

(GİRİŞ MAHİYETİNDE GÜNCEL NOT: Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Teknofest Mavi Vatan etkinliğinde yaptığı konuşmada gençlere hitap eden bir cümle: "...gelecek sizin, Türkiye sizin, hatta dünya sizin."
Geleceğe/Türkiye'ye/Dünyaya doğru yolculuğun başlaması için öncelikle Suriye'nin siyasi ve coğrafi bütünlüğü teminat altına alınmalı, bunun için İsrail'in Suriye'ye yönelik her türlü saldırısı durdurulmalı değil midir Gazze'yi yok etmeye yönelik İsrail katliamı bertaraf edilmeli değil midir)

Cuma günkü yazımızda vazettiğimiz, Türkiye Cumhuriyeti devletinin aynı anda, birbirini destekleyecek biçimde uygulayacağı tarzı siyasetleri; (Dünyacılık-Osmanlıcılık-İslamcılık-Türkçülük) dört kriterle; (makul-makbul-meşru-mümkün) geçerlilik testine tabi tutabiliriz.

Yani dört tarzı siyasetin (ilk hali doğru) 'makul'dür - 'makbul'dür - 'meşru'dur - 'mümkün'dür...

'Bir şeyin' olabilmesi için, bir hareket, bir olgu haline gelebilmesi için öncelikle 'makul', yani akla uygun olması gerekir. Akla uygun olmayan 'bir şeyin' kitleler tarafından kabulü yani 'makbul' olması mümkün değildir.

Ne var ki; buradaki akıl, ne fazla bulmaca çözmeye yarayan akıldır; ne de söz konusu kabul modayla ve/veya bir güç/devlet vesilesiyle sağlanan kabuldür.

Buradaki akıl Leibniz'in deyimiyle; din tarafından bildirilen hakikatin, dinden bağımsız bir şekilde bilinmesini sağlayan bir yeti;

İmam Maturidi'nin deyişiyle; Peygamber bildirmeden önce tek ve yaratıcı bir Tanrı'yı bulan akıldır.

Kabul ise; rızaya dayalı bir oydaşlaşma, paylaşma ve bütünleştirmedir, aynı coğrafyayı aynı kaderi paylaşmaktır.

Günümüz Türkiye'si için gönül coğrafyasında (Balkanlar-Ortadoğu-Kafkaslar) Osmanlıcılık yani Türkiyelilik yapması ne kadar akılcı ise Türki Cumhuriyetlere yönelik Türkçülük yapması o kadar akılcıdır.

Günümüz Türkiye'si için sözü edilen makbul olma hali Türkiye'nin içiyle beraber, genel coğrafyası diye tanımladığımız bölgede var olan tüm etnik ve inançsal toplumların varlığını ve varlığının devam etme hakkını ve imkanını tanımakla mümkündür. Doğrusu Türkiye de buna uygun hareket etmektedir.