1
Erdoğan'ın 19 Ocak Pazartesi günü icra edilen Bakanlar Kurulu Toplantısı'ndan sonra yaptığı konuşmasının içinde geçen 'Suriye Suriyelilerindir' tanımlaması hem içeride hem dışarıda yeni kapılar açmaya matuf bir söylemdir, anlayanlar ve düşünenler için.
2
Sakın kimse, Suriye'de olup bitenler için, Trump'ın/ABD'nin bir lütfudur falan demeye kalkışmasın. Varsa öyleleri onlar hala Batı karşısında ezim ezim eziklenenlerdir... deyip geçin.
Zira; Suriye'de olan şey, Erdoğan'ın/Türkiye'nin en son Trump'ın/ABD'nin ve İsrail'in ellerinin arasından söke söke aldığı/çıkardığı bir zaferdir.
3
O Erdoğan ki;
İyi ki, akademyanın çizdiği çerçeve içine girmemiş, zihni o camianın dayatmalarıyla kısıtlanmamıştır.
İyi ki Erdoğan; bir yabancı dil öğrenmemiş, böylece zihnini ister istemez yabancıların atacağı formata karşı muhafaza eylemiştir.
İki ki Erdoğan; 'devlet terbiyesinden' (!) geçmeden belediye başkanı, başbakan ve Cumhurbaşkanı olmuştur.
Böylece zihni, 70'li-80'li yıllarda İmam-Hatip okullarından mezun olan çocukların zihni kadar temiz, saf ve diri kalmış; katıksız, amasız-fakatsız, net bir iman sahibi olarak, bu yönde hiçbir sapma-savrulma göstermeksizin bir hayat çizgisi üzerinde yürüyebilmiştir.

16