1
Toplumu aydınlatma göreviyle ekranlara çıkanların kahir ekseriyeti ısrarla bir yanlışı sürdürüp duruyorlar.
Anlaşılan, üstlendikleri görevi layıkıyla yerine getirmek için gerekli olan asgari okumayı/araştırmayı dahi yapmıyorlar,
Ve Siyonizm'in bir Yahudi icadı olduğunu söyleyip duruyorlar.
Öyle ki içlerinden birisi; bu Yahudi Siyonistler öyle sinsi insanlar ki Hıristiyanların içine girip onları da Siyonist yapıyorlar; keza Müslümanları da... diyebiliyor.
Oysa 'Siyonizm' bir Hıristiyan icadıdır.
Yahudiler sonradan Siyonizm'i bir ideoloji olarak, tıpkı Şia'da olduğu gibi, malumunuz Şia'ya göre Şii İslam devletini gaip olan 12. İmam zuhur edip kuracaktı. Humeyni ve arkadaşları 'Velayeti Fakih' isimlendirmesiyle 12. İmam'a niyabeten bir ara formül geliştirdiler.
Yahudiler de Hıristiyan baskısına dayanamayıp nihayet 19. yüzyılın sonuna doğru gelecek Mesih'e nispetle 'Siyonizm'i kabul ettiler ve artık yakın gaye olarak Sion'u gerçekleştirmeyi hedef aldılar.
Okuyucuları yormamak adına tekrarlarsak;
'Sion' Kudüs'te bir tepe ya da Kudüs'ün diğer adıdır. Siyonizm'in ise yeniden Kudüs'e dönmek anlamındadır. Tabiidir ki bu dönüş devlet kurma şeklinde olacaktır.
2
Hıristiyanlarla Yahudiler arasındaki ilişkiyi ikiye ayırmak gerekir;
Ana akım Hıristiyanlığı yani Katoliklere göre; Ortodokslar da bu hususta Katoliklerden farklı düşünmüyor; Yahudiler ebedi düşmandırlar.
Zira, onlar/Yahudiler Tanrı'yı (Hz. İsa) öldürmüşlerdir, yani Tanrı katilidir. Bu nedenle de ebedi lanetlenmişlerdir.
Bu babda söylemek gerekirse, milattan sonra yeryüzünde vuku bulmuş tüm Yahudi göçleri ve mezalimi Katolik ve Ortodoks Hıristiyanlarca yapılmıştır.
Bugün dahi Katolik ülke halklarının İsrail'e bakışıyla Anglo Sakson ülkelerinin İsrail'e bakışı farklıdır.
3
Ana akım Hıristiyanlık böyle akıp giderken; Almanya'da Martin Luther (1483-1546) isimli bir din adamı ortaya çıkar.
Kitab-ı Mukaddes'i günlük Almancaya da çeviren Martin Luther;
Katoliklerin Eski Ahit'e yaklaşırken kullandıkları alegorik (yorumcu-mesajcı) okumayı reddederek bu metinleri literal/lafzi/düz bir okumaya tabi tutar ve der ki; eğer kutsal kitapta 'Sion' diyorsa o Kudüs, Sion'a dönmekten bahsediyorsa o Kudüs'e dönüş demektir, seçilmiş kavim, vaat edilmiş toprak diyorsa da o öyledir. Yani o seçilmişler Yahudilerdir (bizim 'bereketli hilal' dediğimiz topraklar, İbn-i Haldun'a göre dünyanın yaşamaya en elverişli yerler) ve Filistin toprakları Yahudilere vaat edilmiştir; öyle mecazdı, işaretti falan demek doğru değildir... der.

8