Ne önce ne sonra

TABİATTAN NOT: Zihnimde zambak çiçeğinin ismi, rengini de imgeliyordu. Zambak beyaz bir çiçekti. Hatta biz; beyazın beyazlığını tarif etmek/vurgulamak için; zambak gibi derdik...
Abimin bahçesinde; koyu kırmızı mı, vişne çürüğü mü kestiremedim, o çiçeği görünce zambak aklıma geldi, sordum, zambak dediler; renkli zambak...
Üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim.
Zambağın yeni bir çeşidi ile tanıştığım için sevinebilirdim, fakat bu cılız bir duygu olurdu. Asıl sarsıcı olan, zihnimdeki zambak imgesinin yerle bir oluşuydu, bu da hüzün verici bir şeydi...

1

İnanın, geçen cuma ve pazar günkü yazılarımızın ne öncesinde ne sonrasında; ne Sayın Cumhurbaşkanıyla ne de metin yazarı arkadaşlarla konuşmuş değilim.

Bu harlatmayı niçin mi yapıyorum

Şunun için;

"Nasıl ki Türkiye Türkiye'den daha büyükse, Ak Parti de mensuplarından çok daha büyük bir harekettir. Bu hareket sadece 86 milyonun değil ümmetin de umududur. Gazze'nin yegane umudu sizlersiniz. Ayağa kalkmakta olan Şam'ın umudu, Mogadişu'nun, Beyrut'un umudu sizlersiniz. Unutmayın Lefkoşe, Bakü size bakıyor. Unutmayın bu sadece kendi insanımızın değil, gönül coğrafyamızdaki yüz milyonlarca kardeşimizin de duasını, desteğini alan bir hareket. (...) Bizim mazlumlara verdiğimiz sözler vardır. Bizim mazlumlara ödenecek borcumuz vardır. (...) Gazze'de soykırım yaşandı. Saldırılar halen de devam ediyor. Bu soykırımın hesabı hiç şüphe yok ki sorulacak, sorulacak, sorulacak... Bu soykırımın hesabını Allah izin verirse bu kadro soracak." (RTE, Ak Parti Sapanca Kampı, Kapanış Konuşması)

Şimdi zamanı mıydı bilemedim.

Sayın Cumhurbaşkanımızın metinlerini yazdığımız dönemde bizim hakkımızda yaptığı bir değerlendirme var ki, onu burada zikretsek birçok şeyi anlatmış olurduk.

Biz yine de bu açıklamayı geleceğe erteleyelim...

2

Net bir biçimde belirtmeliyiz ki;

Hiçbir metin yazarı, adına metin yazdığı kişinin talebi ya da onayı olmaksızın; Erdoğan'ın Ak Parti Sapanca Kampı'nın kapanışında yaptığı konuşmadaki kimi söylemleri yazamaz, metnin içine koyamaz.

Yukarıya bir kısmını alıntıladığımız söylemler doğrudan doğruya Recep Tayyip Erdoğan'ın zaman içinde imbikleye imbikleye, pişire pişire, sabrede sabrede, bugün ete kemiğe bürünmüş; harflerle, kelimelerle ve cümlelerle vücut bulmuş görüşleridir, düşünceleridir, istekleridir...

Tanıdığımız Erdoğan, kolay kolay programın gereği yerine gelsin, protokol gerçekleşsin diye konuşma yapmaz. Sadece o anı kotarmak/kurtarmak için de yapmaz...

Ve Erdoğan yapmayacağı, yapmayı düşünmediği, yapılması mümkün olmayan şeyleri de söylemez konuşmalarında...