Kavminin Hz. Musa'ya dediğini mi söyleyeceğiz, yoksa...

1

Hani Hz. Musa kavmini Firavun'un zulmünden kurtarıp, Kızıldeniz'in yarılarak yol vermesi sonucu Firavun'un takibinden kurtararak Filistin topraklarına getirmişti ya;

Hani, Musa kavmine; yürüyün!.. demesine rağmen kavmi Musa'nın işaret ettiği topraklarda güçlü ve zorba bir kavmin varlığını ileri sürerek;

"...Ey Musa! Onlar orada bulundukça biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, onlarla savaşın. Biz burada oturacağız..." (Maide/24) demişlerdi...

2

Malum fon fırtınası hala devam ediyor. Açıklanan kamuoyu araştırmalarına göre halkın büyük bir çoğunluğu şu ana kadar alınan tedbirlerden, yapılan operasyonlardan tatmin olmuş değil...

Muhaliflerinin tavrı bir tarafa; Ak Parti (Cumhur ittifakı) taraftarlarından hatırı sayılır bir kısım dahi hala açık yara üzerine konuşuyorlar.

Ak Parti'nin 24 yıllık iktidarının yıllar içinde biriktirdiği tortular, bir türlü hal yoluna koyulamayan ekonomik gerçeklikler düşünüldüğünde, anlık fotoğraf çekimi şeklinde tezahür eden bir sosyolojik yaklaşımla meseleye bakıldığında, halkın tepkisi yerinde ve makul görülebilir... doğal olarak.

Ancak kim ki; Ak Parti hareketini bir medeniyet yürüyüşü/iddiası/davası olarak görüyorsa;

Bu anlık sosyolojik görüntünün ötesine bakabilmeli, bakmalıdır.

3

Hani, Hz. Muhammed (Allah'ın selamı Onun üzerine olsun) liderliğindeki Müslümanların Mekke'den Medine'ye hicretleri onların güvenlik ihtiyacına cevap vermişti, lakin, ekonomik ambargonun verdiği sıkıntılar hala devam ediyordu...

Şam'dan dönen Ebu Süfyan liderliğindeki bir Mekke ticaret kervanının yolu, söz konusu sıkıntıya bir nebze ilaç olur düşüncesiyle kesilmek istendi; hepimizin malum olduğu üzre.

Ne var ki, Ebu Süfyan bu girişimden haberdar olur; yolunu değiştirerek kervanını korur.

Yetmez, Mekke'ye haber salarak Müslümanların üzerine sayıca ve silahça kat kat fazla bir ordu gönderilmesini temin eder...

Hz. Muhammed, sefere çıkarken var olan amacın dışına çıkıldığı için yeni durumu müzakereye açar; savaşalım mı, yoksa geri mi dönelim.. diye.

İlk önce Muhacirlerden Mikdad bin Amr (Esved) söz alarak; "Ey Allah'ın rasulü! Biz İsrailoğullarının Hz. Musa'ya dedikleri gibi; Sen ve Rabbin gidin onlarla savaşın. Biz burada oturacağız... demiyoruz. Biz sana; 'yürü, biz de seninle beraberiz... diyoruz..." der.

Daha sonra Ensar'dan Sa'd b. Ebi Vakkas;