1
Kısa da sürse ilaç gibi geliyor...
'Kaçmak' istiyor insan; insandan, siyasetten, ekonomiden, yani gündemden...
Gündem yoğunmuş, siyaset tıkanmışmış, sosyoloji karışmış ve bulanıklaşmışmış, psikoloji donuklaştırılmış tanımlara sığmıyormuş, halkın büyük bir bölümü geçim sıkıntısı çekiyormuş, ekonomideki makro-mikro gelişmeler dünya gündemine bağlıymış, mış, muş, mış, muş...
Gecenin bir yarısı, balkonda da serin hava hafiften ısırıyor... Ve karanlığı kovulmuş gecenin derinliklerinden ateş böceklerinin muhteşem sesleri geliyor...
Gözlerim açık otursam da, karşı köylerin sokak lambaları görsel bir şölen sunsa da ben (bak burada 'biz' değil 'ben' kullanıyorum) daha çok gözlerim kapalı uzanmayı seviyorum... Bu sayede bütün dikkatim böcek seslerine yoğunlaşıyor... Sanki bir enstrüman ya da çok sayıda aynı şeylerin çıkardığı sazların her tınısını, her volümünü, her hışırtısını duyuyorsunuz.
2
Hafiften bir yağmur yağıyor...
Bu kez yağmur damlalarının yapraklara ve damlara çarpması sonucu oluşan sesleri dinliyorum.
Yağmur iyi de, keşke bir sis bulutu şeklinde görüntüyü kapatmasa...
Tabiri caiz ise dışarıda yaprak kıpırdamıyor, sanki saygısızlık olurmuş gibi yağmurun sesini karıştıracak/bastıracak başkaca bir ses çıkmıyor...
İşin ilginç yanı;
Eğer hava güneşli ise evimizden tarafa denizden bir rüzgar esiyor. Denizden gelmesi münasebetiyle rüzgar serin esintiler taşıdığı için güneşin hararetini aşağıya çekiyor.
Eğer güneş yoksa, rüzgar da yok...
Başka bir ilginç nokta; söz konusu rüzgar estiğinde de sabah on sıralarında başlıyor, saat on yedi gibi kesiliveriyor.
Biz de alıştık artık; işimizi gücümüzü, yapıp ettiklerimizi tabiatın takvimine göre ayarlıyoruz.
3
Ak Parti iktidarının, dolayısıyla bizim de milletvekilliğimizin ilk yıllarıydı... İktidar tam gaz yatırım ve hizmetlerine devam ediyordu... Bu cümleden alarak; o sıralar Görele'nin içinden geçip denize dökülen Çanakçı Deresi'nin ıslahı söz konusu olunca dönemin DSİ bölge müdüründen ricacı olmuş;

12