Kaçınılmaz kapışma

1

Kısmen haklı olarak; televizyonlardaki tartışma programlarında ve gazete köşelerinde; günün birinde İsrail'in Türkiye'ye saldıracağından, İsrail'in arz-ı mev'ud anlayışına dayanan genişleme/yayılma politikası gereği gelip Türkiye sınırına dayanacağından söz açılmakta...

Bize göre ise hiçbir zaman (doğrusunu Allah bilir) böyle bir şey olmayacak...

Asıl üzerinde düşünülmesi gereken Türkiye'nin İsrail'in varlığına daha ne kadar tahammül edeceğidir...

2

"Türkiye'nin güvenliği Hatay'dan değil Halep'ten, Şam'dan, Beyrut'tan başlar..." R. Tayyip ERDOĞAN

3

"Galiba Müslüman olmanın güzel taraflarından birisi de buydu; aklımızın zincirlerini kırmıyor, özgür felsefe yapacağız diye Batılı filozofların bulantılarından, saçmalıklarından kurtuluyorduk. Bir ayet gelip yolumuzu kesince ancak bitiyor, konu kapanıyor." (Bülent Akyürek - Cihada Gidemeyen Adam)

Galiba, İsrail'in bir 'fitne' olduğuna dair hiç kimsenin itirazı yoktur.

"Fitne ortadan kalkıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın... (Bakara-193)

4

Areda Survey'in 'Türkiye'de Yerli ve Milli Algı Araştırması'na göre; vatandaşların %73,4'ü Türkiye'nin küresel ölçekte söz sahibi bir ülke olmasını istiyor...

İbn-i Haldun Üstad'dan istinbat ederek; günümüz Batı dünyası 'hadari' bir dünyadır. Onlar için birincil meselesi elde ettiklerini muhafaza edebilmektedir. 'Sefari'ler ise; önemli öncüllerinden biri Türkiye olan; ihtiyaç duyan, talep eden, dolayısıyla istediğini elde etmek motivasyonuyla hareket eden topluluklardır.

5

15 Temmuz 2016'dan dolayısıyla Türkiye'nin ilk defa sınır ötesi bir harekatta bulunarak Suriye sınırları içinde gerçekleştirdiği 24 Ağustos 2016'daki Fırat Kalkanı Harekatı'ndan çok önceleri defalarca Türkiye'nin sınır ötesi harekat yapması gerektiğini söylemiş durmuştuk.

Hatırlatmak için geçmişe bir göz attığımızda;

25 Eylül 2014'te; "Her sıcak çatışma ve zulümden sonra Türkiye, zulme ve haksızlığa uğrayanlara kapılarını, kucağını, gönlünü açıyor cömertlikle... Oysa onların asıl beklediği, altını çizerek söylemek gerekir ki; askeri müdahaledir. (...) (Türkiye'nin) dosta düşmana gerektiğinde sıcak çatışmaya girebileceğini ve başarabileceğini göstermesi gerekir."

2 Temmuz 2015; "... en azından siyasi söylemlerimizi desteklemek babında olaya siyasi söylemlerimizi uyarlamak maksadıyla ordumuzun gücünü bilmemiz ve muhataplarımıza göstermemiz gerekir mi gerekmez mi"

6 Aralık 2015; "Bu sütunun okuyucuları hatırlayacaklardır ki, biz öteden beri Türkiye Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri'nin sınır ötesi harekat yapmasını savunanlardanız."

18 Şubat 2016; "Öyle kırılma anları var ki, o anlar kendisinden sonraki tarihin akışını değiştirir. Bazen bu kırılma anları göstere göstere gelir. (...) Eğer uçağı düştüğünde Türkiye Suriye'ye karadan müdahalede bulunsa idi... Muhtemelen bugünkü Suriye'de tablo çok değişik olacaktı. (...) Türkiye'nin Suriye içlerine yapacağı bir kara harekatı, bitmemiş Birinci Dünya Savaşı'nı bile sonlandırabilirdi..."

21 Şubat 2016; "Evet, dedim. Evet, yazdım. Evet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'nin içine doğru kara harekatında bulunmasının kaçınılmaz ve doğru olacağını ifade ettim. (...) Son söz mü Türkiye Cumhuriyeti'nin bugün yaptığı (yapması gereken) Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra başlayan özgürlük ve istiklal mücadelesi devam ettirmekten başka bir şey değildir. Bugün itibariyle her tarafımıza duvar örülmüş olabilir. Ama unutulmamalıdır ki; 'her duvar bir kapıdır...'"