1
Öteden beri iddia eder dururdum;
Belli bir büyüklükten daha küçük olan şehirleri bir kişi değiştirip/dönüştürebilir, diye...
Sonradan anlaşıldı ki meğer benim muhayyilem kısır ve kısıtlı imiş...
Geçelim bir şehri, bir ülkenin hatta dünyanın gidişatını/kaderini yönlendirebilecek/değiştirebilecek/şekillendirebilecek insanlar varmış...
Tabii ki peygamberleri bu söylemlerden ayrı tutuyoruz...
2
Gerekçelerini ve serencamını bu sütunlarda defalarca yazdığımız üzre; dünün edilgen, vassal, bağımlı Türkiye'sinin yerini bugün müstakilen oyun kurup oyun bozan, bölgenin dizaynına, dünyanın gidişatına müdahale eden, bağımsız, güçlü ve onurlu bir Türkiye almış bulunmaktadır.
Kuşkusuz bu yeni Türkiye'nin başmimarı Recep Tayyip Erdoğan'dır...
Ancak; eğer ikinci bir kurucu unsur olmasaydı bugünkü Türkiye'nin var olması mümkün olmazdı, Erdoğan'ın onca çabaları da boşa gider, çöp olurdu... Birinci kurucu unsur desteklemez ve ön açıcı olmaz ise ikinci kurucu unsur yaşayamazdı. Yani Erdoğan olmasaydı BAYKAR olamazdı, Allahualem...
3
7 Şubat Cumartesi günü Baykar yerleşkesinde 'Dünyadan bir Akıncı geçti' üst başlığıyla takdim edilen bir belgesel izledik.
Belgesel; her ne kadar Baykar'ın kurucusu Özdemir Bayraktar'ı anlatmak/anmak niyetiyle hazırlanmışsa da ondan daha fazlasını içeriyordu; bugünkü Baykar'ın doğuşunu...
Öncelikle; bir zamanlar birlikte çalışma arkadaşlığı yaptığım, birlikte yemiş-içmişliğimiz bulunan, değerli dostum Özdemir Bayraktar'a Allah'tan gani gani rahmet dilerken;
İddiayla söyleyebilirim ki; şayet Baykar olmasaydı bugünkü Türkiye Savunma Sanayii olmazdı, Türkiye Savunma Sanayii bugünkü seviyesine çıkmasaydı; şimdilerde bölgesinde belirleyici, tamamlayıcı söz söyleyen, adımlar atan, dünya gidişatına müdahalede bulunan Türkiye olmazdı...

7