2025 yılı içinde Batılı dergilerin kapaklarında ve büyük gazetelerin manşetlerinde ortak bir konu işlenip durdu.
Özetle, dendi ki: Bugünün dünyasında sözü olan, söz geçiren, oyun kuran ve oyun bozan dört lider var; Trump-Putin-Şi Cinping ve Erdoğan.
Putin; Ukrayna parantezine sıkışmış durumda, Şi Cinping ise daha çok saman altından su yürütür şekilde hareket ettiği için yeterli görünürlüğe sahip değil. Geriye Erdoğan ile Trump kalıyor...
Sakın ha! Erdoğan ile Trump'ın ismini beraber andık diye ikisini aynı düzlemde değerlendirdiğimiz sanılmasın.
Aksine; her ne kadar iyi anlaşıyor gibi olsalar da ahlaken ve vicdanen iki ayrı kutupta yer almaktalar, birbirine tamamen ters pozisyonda bulunmaktalar.
Trump: "Uluslararası hukuka ihtiyacım yok, beni durduracak tek şey kendi ahlakım ve zihnimdir" derken.
Erdoğan; kadim değerlerden, ta baştan insanlığın biriktire biriktire, üstüne ekleye ekleye oluşturduğu gelenekten, yaşama amacı ve gücü veren bir inançtan bahsetmektedir.
Trump; gözüne kestirdiği ülkelere sebepsiz-nedensiz saldırıp, kaos yaratırken, Venezuela örneğinde olduğu gibi pervasızca orayı artık biz yönetiyoruz derken;
Erdoğan; tepeden tırnağa kendi eseri olan Suriye konusunda 'Suriye Suriyelilerindir'

12