* (Bizim başlık yaptığımız bu ifade, 1976 yılında, Mehmet Bekaroğlu ve arkadaşlarının Ankara Üniversitesi adına çıkardıkları 'Talebe' dergisinde Cahit Koytak'ın İbrahim Arif müstearıyla yayınladığı yazının başlığıydı.)
1
Bu yazı, Sersürurlardan Metin Bey'e cevap sadedinde yazılmıştır.
2
Metin Üstad, pazar günkü 'Maliyet Hesapları' başlığıyla yayınlanan yazımızın özellikle 'ahlaksızlığın maliyeti' bölümünün izini sürerek ve konuyu genç kadınların çıplaklığını getirerek sormuş: "23 yıldır muhafazakar değerleri savunan bir hükümetimiz var. Yollar, köprüler, binalar yaptık. Zengin bir sınıf oluşturduk; büyük büyük makamlara geldik. Bizim gibi bu misyona canını-kanını koyan, almamış vermiş olan insanlar bu yaşanan ikbalin bedellerini de iyi biliyor. Biz, yarın hep bugünlerden daha güzel olsun, milletimiz hep ikbal görsün; huzur, mutluluk görsün isteriz. Madem bir sıkıntı ve sıkışmışlık var, özellikle gençler savrulma içinde, Hüseyin Abi'den bunu nasıl aşabileceğimizi duymak isteriz." (Sürur'un metnine hiç dokunulmadı. Ayrıca, ifade etmeliyim ki; bu yazı yazıldıktan sonra 'Sürurlar' WhatsApp grubunda, aynı konuda eski valilerden Ulvi Saran'ın üzerinde durulmayı hak eden bir yazısı yayınlandı, isteyen bulup okuyabilir.)
3
İlk elden, kestirmeden; Üstad'ın sorusuna;
Çok ironik, çok çelişik, çok saçma, çok absürt, çok tutarsız, çok anlamsız, çok nihilist bir cevap vermek istiyorum:
KEŞKE AK PARTİ İKTİDARI KESİNTİSİZ BU KADAR UZUN SÜRMESEYDİ.
4
Ardından hemen belirtmeliyim ki;
Yukarıdaki cümleyi kuran zihin/akıl/kalp/gönlün sahibi daha şimdiden 2028 yılında yapılacak Başkanlık seçimini dert etmektedir. Tayyip Erdoğan'ın bir daha başkan seçilmesiyle Türkiye'nin nerelere sıçrayabileceğinin ve bu sıçramanın dünyayı nasıl şekillendireceğinin hesaplarını yapmaktadır. Ezkaza AK Parti'nin iktidarı kaybetmesiyle Türkiye'nin olası ve kahredici kayıplarının sancısını çekmektedir...
Yaptığımız şey, akıp giden hayatı bir an durdurarak o anın, o anda çizilen çerçevenin içinde olanların fotoğrafını çekmektir...
Mesele başka türlü anlatılamaz mıydı Tabii ki anlatılabilirdi, lakin bunun için geniş bir taramaya, meşakkatli bir arşiv çalışmasına, uzun uzun ve çeşit çeşit tahlillere, çeşitli felsefi, sosyolojik ve tarihsel kabullerden yola çıkarak gelecek tasavvurları geliştirmeye, muhkem çıktılara ihtiyaç olduğu ortada.
Bir gazete köşesinde bunun yapılmasının ne kadar zor olacağı da izahta vareste.
Bu nedenle; kestirmeden bir cevap oluşturma yolunu tercih ettik.
Bu biraz da rahmetli İsmail Kazdal'dan bize kalan bir miras. O, benim üslubum 'şok metodu' derdi...
Biz, yine de önümüzdeki süreçte, Allah nasip ederse bu vadideki düşüncelerimizi parça parça paylaşmaya çalışacağız kuşkusuz.
5
Hani denir ya: İktidar yıpratır, mutlak iktidar mutlaka yıpratır.
AK Parti örnekliğinde meseleye yaklaşırsak 2002'den 2016'ya kadar geçen süre için 'iktidar'dan, 15 Temmuz 2016'dan sonra ise 'mutlak iktidar'dan bahsedebiliriz.

6