Bundan bir süre önce, Bedir ve Uhud ehlinden bahsetmiştik.
Ve Bedir'de gelen Allah'ın yardımının niçin Uhud'da gelmediğini sormuştuk...
Tarihte öylesine nice olaylar olmuştur ki; say say bitmez, Bedir ve Uhud art arda gelip gitmişlerdir hep...
Ne zaman gücü kendimizde görüp ve gücümüzün karşılığını almamız gerekir demişiz Uhud ehlinin başına gelenle karşılaşmışız.
Ne zaman her şeyi ama her şeyi Allah'a has kılarak, sadece kulluk vazifemizi yerine getirmeye talip olmuşsak işte o zaman Allah'ın yardımı bir şekilde zuhur etmiştir.
İsra suresi 4. ayetinden başlayıp 8. ayetine kadar devam eden bölümde Allah; Yahudilere hitaben 'iki defa fesat/fitne çıkaracaksınız' ve ardından bu fitnelerinize karşı üzerinize göndereceğim güçlü kullarımız sayesinde ağır bir şekilde cezalandırılacaksınız... diyor.
Müfessirler, neredeyse ittifak halinde birinci fesat ve ardından gelen yıkımı Babil sürgünü ve öncesine hamlediyorlar.
İkincisi konusunda ise rivayetler muhtelif; Titus'tan başlayıp, İspanya sürgününden, Rus pogromlarından ve Nazi Almanya'sından geçip bugüne kadar gelenler var.
Mesela, Hasan Elik Hoca bu bağlamda İsrail'in kuruluşundan ve Gazze'den bile bahsetmektedir... Bu yorum bize de en uygun yaklaşım gibi gelmektedir.
Bizim bilmemiz ve iman etmemiz gereken şey şu;

3