İlk defa 25 Ağustos 2016 tarihinde yayınladığımız "EY MİLLETİM" başlıklı yazımızı, 15 Temmuz'un 10. yılında, küçük bir ilaveyle beraber yeniden yayınlıyoruz.
"Milletlerin birikmiş kudreti asırların hatasının üstünden aşar geçer."
(A. H. Tanpınar)
1
Sen ki, put kırıcı İbrahim'in milletindendin; zaman zaman put yapıcı ve puta tapıcılar seni kavim kavim bölmek isteseler de...
Sen ki; yeryüzünü mamur kılıp mekan eylerken, "kün" emrinin sırrına erip, en şerefli yerde oturmuştun; gökyüzünü delen, yeryüzünü kirleten azgınlar yüzünden zaman zaman irtifa kaybetmiş olsan da...
Sen ki; yaşanabilir bir dünya için bütün alemlerin ve eylemlerin temeline Allah'ın yeryüzüne düşen gölgesi anlamında adaleti yerleştirerek, esenlik içinde bir dünya kurdun; zaman zaman zalimler bozgunculuk yaparak nizamı bozuyor olsalar da...
Sen ki; evrendeki ilahi nizama denk biçimde 'nizam-ı alem' diyerek insanın başıboş bırakılmadığı şuuruyla bütün dünyayı kucaklayan büyük barışı tesis ettin.
Sonra "din-ü devlet" dedin; "nizam intizam için devlet şarttır; devletin varlığı ve meşruiyeti de milletin dinine bağlıdır" inancıyla dünyanın kalbine kalbine sürekli seferler düzenledin, çeriler, çerçiler ayağına dolaşsa da...
Sonra, "mülk-ü millet" diyerek, mekana evrilmiş toprakları vatana dönüştürmesini bildin; fitne ve fesada rağmen...
Millet ancak vatan üzerinde var olabilir dedin.
Sonra ortak bir dil kurdun; ortak vicdan, ortak idrak, ortak akıl yoluyla, çağlar boyu yaşattığın bir dava kurdun.
Gün geldi karanlıkta hayat bulan yarasalar misali üzerine çullanan fasıklar, zalimler ve kana susamış katiller karşısında tökezledin.
Sen tökezledin; güneş ışığını kıskandı.
Sen tökezledin; ay ansızın karardı.
Sen tökezledin; dağlar çaresizce alçaldı.
Sen tökezledin; vadiler susuz kaldı.
Sen tökezledin; kadınlar doğurmadı.
Sen tökezledin; erkekler utancından ağladı.
Sen tökezledin; Lut Kavmi'ne gün doğdu.
Sen tökezledin; Nemrut'un ateşi harlandı.
Sen tökezledin; Firavun daha bir küstahlaştı.
Sen tökezledin; umut dağın ardına kaçtı.
Sen tökezledin; ihanet ayağa kalktı.
2
Ey milletim...
Uzun zamandır gövdeni dayadığın dizlerini kırmak, seni yüzüstü toprağa düşürmek için uçaklar havalandı; ölüm kusan roketleriyle. Tanklar kışlalarından çıktı cinayete hevesli paletleriyle, mermileriyle. Hainler sokağa indi kasaturaları ve çelik yelekleriyle!
Yedi düvel, arkalarındaydı.
Arsız ve pervasızdılar!
Hayasızca,
Vatanın harim-i ismetine el uzattılar.
Bayrağımıza, liderimize, istiklal ve istikbalimize saldırdılar!
Kardeşlerimizi kopardılar bizden; Erol'a kıydılar, Abdullah'a, Halil'e, Ahmet'e, Sabri'ye, Süleyman ve Mustafa'ya kıydılar.
Ülkemizi topyekûn işgale kalkıştılar.
Ancak unuttukları bir şey vardı.
Bu millet, hiç tutsak olmamıştı.
Hiç vatansız kalmamıştı!
Ey milletim!
15 Temmuz gecesi, semaya yükselen ezan ve selalarınla hayatın ve kainatın yegane sahibine sığındın! Biliyordun ki, bu son şansındı, kaçırmadın. "Allahüekber!" haykırışıyla şahlandın!
Bu son şansındı ey milletim.

4