Eksik tamamlandı...

Türkiye Misak-ı Milli'yi aşıp dünya düzenine teklife hazır mı, yoksa bu vizyon siyasi irade değişince çöp sepetine mi gidecek?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Dışişleri Bakanı Fidan'ın orta güçler birliğine yönelik açıklamalarından hareketle, Türkiye'nin artık bölgesel işbirliklerin ötesinde küresel bir düzen teklifinde bulunabilecek kapasite ve güce sahip olduğunu savunuyor. Bunu gerekçelendirirken, Misak-ı Milli çerçevesinin aşılması gerektiğini ve bunun diğer ülkelerin topraklarına müdahale değil, coğrafi ve tematik işbirlikler anlamına geldiğini belirtiyorsa da, bu vizyonun gerçekleşmesi siyasi iradenin istikrarına bağlı olduğunu uyarıyor. Peki, böyle bir vizyonun uzun vadeli başarısı için hangi kurumsal mekanizmalar gerekli?

1

13 Nisan Pazartesi günü, Anadolu Ajansı'nın 'Editör' isimli programında konuk olan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan;

Bölgede herkese bir teklifimiz var, Güney'e teklifimiz var, Doğu'ya teklifimiz var, Kuzey'e teklifimiz var, Batı'da Avrupa'ya bir teklifimiz var... deyince not almıştık...

Bu vadide çokça yazı yazmış, olan biteni kendine dert edinmiş birisi olarak; eğer dünyaya dair bir teklifiniz yoksa bu saydıklarınız eksik kalır, tam olamaz, tamamlanamaz, bütünleşik bir dünya, işleyen bir düzen kurulamaz, bölgesel teklifleriniz de havada kalır... demiştik...

Geçen hafta sonu gerçekleşen Antalya Diplomasi Forumu'nun kapanış konuşmasını yaparken Hakan Fidan;

Süper güçlerin oluşturduğu boşluğu doldurmak üzere orta güç ülkelerin birlikte hareketine matuf çalışmalarımıza başladık bile... (mealinde) konuşunca... İşte şimdi eksik tamamlandı. Türkiye olması gereken yeri doldurdu... dedik.

2

Türkiye artık istese de eski Türkiye olarak kalamaz.

Sınırlarına beton bariyerler ve dikenli teller çekerek Türkiye artık 'Yurtta sulh, cihanda sulh' söylemine kapanamaz.

Türkiye artık Misak-ı Milli sınırlarına hapsedilemez.

Orada durmaya çalışsa da zamanın ruhu ve şartları gereği öyle arafta kalamaz. Eğer küçülmek ve başka güçlere bağlı bir dominyon olmak istemiyorsa Türkiye, Misak-ı Milli'yi aşmalı, 'Yurtta sulh, cihanda sulh'u tedavülden kaldırmalıdır.

Misak-ı Milli aşılmalıdır... derken başka ülkelerin toprağına müdahale gibi şeyler kastetmediğimizi söylemek gerekmez herhalde...

Kastımız coğrafi ya da tematik, olgusal işbirlikleridir.

Öyle dostluklar kurulabilir, öyle ilişkiler geliştirilebilir ki; karşılıklı ülke insanları arada bir sınır olduğunun farkına bile varmayabilirler.