Devlet aklı ne demiştir

1

Cuma günkü yazımızı; Türkiye'nin NATO zirvesi kapsamında devlet adamlarını mehter marşı ve yeniçeri askerleriyle karşılaması üzerine;

"Türkiye'nin böyle bir uygulamayı niçin yaptığı, doğru dürüst bir tarzda tartışılmalıdır, bir sonuç doğurup doğurmamasının beklenip beklenmediği çok önemli" diye bitirmiştik.

Bunun üzerine 'Sürurlar' whatsapp grubunda Metin kardeşim:

"Hüseyin abi, iş size düşüyor..." deyince... bir bakalım şu meseleye deyiverdik...

2

Öncelikle belirtmeliyim ki bizim bu sadette söyleyeceklerimizi hiçbir devletlu kişilerden edinilmiş bilgi olmadığı gibi, devlet aklıyla da uzaktan yakından alakası yoktur. Sadece acizane ve fakirane kendi görüşlerimiz ve temennilerimizden ibarettir...

Devlet, böylesine uluslararası ve önemli bir organizasyonda beklemenin aksine karşılama sadedinde mehter ve yeniçeri askeri kullanıyorsa, herhalde bunu bir fantezi olsun diye yapmamıştır. Her halükarda birilerine verilmiş/verilmek istenen bir mesaj söz konusudur.

Cuma günkü yazımızda da belirtmiştim; bugünkü NATO üyelerinin neredeyse yarısı (Yunanistan, Bulgaristan, Sırbistan, Karadağ, Bosna Hersek, Hırvatistan, Romanya, Arnavutluk, Slovenya, Polonya, Macaristan, Makedonya, Ukrayna'nın bir kısmı, Avusturya'nın bir kısmı) dünkü Osmanlı topraklarına dahildi...

Öyleyse, Türkiye'nin devlet aklı, özellikle bu ülkelere; haddinizi ve yerinizi bilin... demek istemiş olabilir. Bence bunun neticesi de hemen görülmüş oldu. Birinci akşamda "Ceddin deden, neslin baban, pek kahraman Türk Milleti" marşıyla karşılanan Yunan başbakanı; ikinci gece sanki buna cevap vermek istermiş gibi çağanoz misali bir yürüyüş tutturdu ki evlere şenlikti.

Mümkündür ki devletin vermek istediği mesaj sadece bununla da sınırlı değildir. Başta ABD Başkanı Trump olmak üzere tüm liderlere; Türkiye her ne kadar Avrupalı tavırlar içinde yer almış olmakla beraber Batı'dan ayrı olduğunu; onca uğraşlara ve onca iç ajana rağmen bu milleti tamamen teslim alamadıklarının bir nişanesi olarak kullanmış olabilirler.