1
Mücahit Bilici sıkı metinler yazıyor; takip etmenizi öneririm. En son Serbestiyet'te yayınlanan 'Savaş Mevsiminde Demokrasi Bitkisi' başlıklı yazısında, güvenlik ihtiyacının arttığı zamanlarda demokrasiden otoriterleşmeye (biz ona 'karizmatik liderlik' demeyi tercih ederiz) kayıldığını, bunun da normal olduğunu belirttikten sonra "Demokrasi Türkiye'de Avrupa'nın hiç tecrübe etmediği şekillerde tecelli edebilir" diye bir cümle kuruyor.
Biz bu cümleyi; Türkiye, bu zamana kadar dünyada hiç denenmemiş yeni bir yönetim sistemi kurulabilir... diye değiştirmek isteriz...
Nasıl mı
(ARA NOT: Yukarıdaki cümleyi kurarken, başta Asrı Saadet olmak üzere tarihteki kimi başarılı uygulamaları yok sayıyor değiliz. Kastımız günümüz dünyasına ve bugünün Türkiye'sine dairdir.)
2
Şimdi kalkıp ukalalık yapıp size demokrasi dersi verecek değiliz;
Ancak meramımızı anlatabilmek için; "demokrasi insan oğlunun bulduğu en iyi yönetim şeklidir" biçiminde kalıplaşmış cümleye de itibar etmeyeceğimizi söylememiz icap ediyor.
Zaten; demokrasinin beşiği sayılan Atina Site Devleti'nden bu yana (Atina'da, kadınların, kölelerin ve yabancıların oy kullanamadığı, seçme ve seçilme hakkının sadece Atina Şehir Devleti'nin sınırları içinde yaşayan erkeklere mahsus olduğunu unutmayalım) demokrasinin tek bir tarifi ve tek bir uygulaması olmamış. Neredeyse herkes/her ulus/her devlet kendi tabiatına ve çıkarına göre bir tarif yapmış ve onu uygulamaya çalışmış
Bu farklı tarif ve uygulamalara da ortak bir zemin aradığında karşımıza dört husus çıkmakta; a) Egemenlik halkındır, b) Yönetim/iktidar seçim yoluyla belirlenir, c) Bütün insanlar özgür ve eşittirler, d) Kuvvetler ayrılığı esastır.
O anlayış Fransız devriminden sonra ise üç kavramla sloganlar aşmıştır: 1) Liberte/Hürriyet/Özgürlük 2) Egalite/Müsavat/Eşitlik 3) Fraternite/Uhuvvet/Kardeşlik
3
Geldiğimiz noktada/günümüzde 'demokrasi'nin iddialarının nasıl da pamuk ipliğine bağlı şeyler olduğunu, insanlığın ortak mirası olmayı hak etmediği, çoğu kez gücün elinde amaca uygun kullanışlı bir aparata dönüştüğü ortada.
Takdir edersiniz ki, 7 Ekim 2023'ten itibaren İsrail'in Gazze'de işlediği katliam karşısında herkesten önce, demokrasi savunuculuğu yapan devletlerin;
Halkların kendi kaderlerini tayin etme hakkı, özgürlük, kardeşlik ve eşitlik konusunda ne kadar taraflı ve bencil düşündükleri ve bizi o

10