Aptal ve revizyonist Yahudi

Ön not: Mübarek Ramazan Bayramınızı tebrik ederim.

Yahudilerin son, en büyük aldanışları Siyonizm ve İsrail devletinin kurulması olarak tecelli etmiştir...

Malumunuz kadim Yahudi inancına göre; İsa'dan sonra yeni bir Yahudi devletini ancak Mesih kurabilir. Yani önce Mesih gelecek, sonra devlet kurulacaktır...

Hıristiyan teolojisine göre ise, İsa Mesih'in yeniden yeryüzüne gelebilmesi için önce bir Yahudi devletinin kurulması gerekir...

Dolayısıyla Siyonizm ve devamında bir Yahudi devletinin kurulması fikri ve cereyanı özellikle Protestan Hıristiyanlar arasında baş göstermiştir. İşte bu Hıristiyanlar bir ara formül olarak Siyonizm'i icat ettiler. Buna bağlı olarak Kudüs'e/Filistin'e dönüşü ortaya koydular ve bunu aptal Yahudilere kabul ettirdiler. Öyle ki, kadim öğretiye ters düşmemek adına başlangıçta bu kampanya Filistin'de bir devletten değil, bir ev sahibi olmaktan bahsedilerek yürütülmüştür...

Yani bu vasfıyla Yahudi, Siyonist olmaklığıyla ana ekseni, özü, temel düşünceyi ve öğretiyi değiştirdiği, bozduğu için aptallığıyla beraber aynı zamanda revizyonisttir...

Yahudi'nin revizyonistliği bununla da bitmez; Theodor Herzl ve Weizmann'ın formüle edip ortaya koyduğu Siyonizm'de din kültürel bir öğe olarak yer alırken, 1920'li yıllarda Ze'ev Jabotinsky isimli bir Yahudi, 'Demir Duvar Doktrini' başlıklı makaleleriyle kültürel Siyonizm'i dini Siyonizm'e dönüştürmüştür, yeni bir revizyonda bulunmuştur... Yani, İsrail devleti iki revizyonist hareketin ardından kurulmuş bulunmaktadır...

Jabotinsky, Rus Yahudi'sidir, yani bir Aşkenazdır. Bugünkü İsrail yönetimi de tamamen Aşkenazlardan oluşmaktadır. Bunlar, görece olarak bir Akdeniz Yahudisi olan Sefaradlardan daha sert, daha acımasız, daha ahmak, daha cahil ve daha bağnazdırlar. Bazen cılız da olsa Sefaradların Aşkenazlara karşı itirazı yükselse de, bunun siyasette ve toplumda karşılık bulduğu söylenemez...

Ne ilgisi var diyeceksiniz, fakat bu araya sıkıştırmak istiyorum;

Mümtaz Türköne bir yazısında;

Hiçbir Anadolu Türkü, Türkçülük yapmaz/yapmamıştır, hatta böyle bir şeyden utanır... diyordu.