2025 EİT Turizm Başkenti Erzurum-2 (Yunus Emre)

Geçen hafta yazmış olduğum yazıda Yunus Emre'nin Erzurum'daki kabrinden bahsetmiş ve şahsi kanaatimin de buranın bir makamdan çok gerçek kabir olduğu ihtimalinin daha yüksek olduğunu belirtmiştim. Sosyal ve beşeri bilimlerde kesin konuşmak doğru olmadığı için şunu da ilave etmek isterim "velev ki Yunus Emre kabri bir makam olsa bile böyle bir makamın Tuzcu'da bulunması Erzurum için bir şanstır" diye ilave etmek isterim. Geçen haftaki yazımda da bunu, aynı anlamı ifade eden başka bir ifadeyle belirtmiştim.

Geçen haftaki yazımı tamamlamak üzere Kuşadası'ndaki Dilek Yarımadası Milli Parkı'nın yanında bulunan Zeus Mağarası'ndan söz etmek istiyorum. Mağaranın özelliği şu: Çok büyük bir kayanın altından bir su çıkıyor ve bu su, Yunan mitolojisinde Olimpos Dağı'ndaki göklerin tanrısı olarak kabul edilen Zeus'la ilişkilendiriliyor. Mağaraya bu adın verilmesinin nedeni de bu. Mağarayla ilgili birkaç efsane anlatılıyor. Bu söylencelerden birine göre göklerin tanrısı olan Zeus, kardeşi okyanuslar tanrısı Poseidon'u bir nedenle kızdırmış ve elinde üçlü yabasıyla denizleri alt üst eden Poseidon'un öfkesinden korkan Zeus da bu mağaraya sığınmış, kardeşinin öfkesi geçene kadar burada yıkanarak dinlenmiştir.

Bir başka söylenceye göre güzellik tanrıçası Afrodit, güzelliğini, Zeus Mağarası'nda yüzerek kazanmıştır. Sonraki dönemlerde mağara, Hıristiyanlıkla da ilişkilendirilmiş ve İsa peygamberin annesi Meryem, Sisam Adası'ndan Efes'e giderken bu mağaraya uğramış ve mağaranın suyunda yıkanmıştır. Bu iki efsaneden dolayı mağaranın, kadınların tenini güzelleştirdiğine inanılmaktadır.

Başka bir efsanede ise tanrılar, Zeus Mağarası'nın üst tarafındaki Panainion'da toplantı halindeyken eşleri bu mağarada dinlenip yüzerlermiş. Ayrıca mağaraya girenler dikkatlice bakarlarsa Zeus'un yüzünün yansımasını görebilirlermiş.

Bu anlatılanların hepsi efsane olmasına ve hiçbir gerçekliği bulunmamasına rağmen yerli olsun yabancı olsun bölgeye giden tüm ziyaretçiler, bu mağarayı görmek istemekte, özellikle genç kızlar güzellik kazanmak, orta yaş ve üzerindekiler de tenlerinin gençleşmesini sağlamak amacıyla buz gibi suya girip yıkanmaktalar.

Şimdi buradan hareketle sözü Erzurum ve Yunus Emre'ye getirmek istiyorum. Geçen hafta da belirttiğim gibi başta Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri olmak üzere Prof. Dr. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu da Yunus Emre'nin Erzurum'da medfun olduğu kanaatindedirler. Bu konu, bir halk söylencesi ya da inancı olmaktan çok bilimsel verilere dayanmaktadır. Özellikle Z. Fahri Fındıkoğlu derinlemesine yaptığı araştırmalar neticesinde yazdığı makale ve geçen hafta bahsini ettiğim kitabında bilimsel verilere dayanarak Yunus Emre'nin Erzurum'daki kabrinin gerçek mezar olduğu sonucuna ulaşmaktadır. Zeus Mağarası örneğinde olduğu gibi mitolojiler üzerinden bu kadar etki yaratılabildiğine göre gerçekler üzerinden niçin şehrimizin değerini yükseltemiyoruz bunu sorgulamalıyız. Yunus Emre konusunu şehrimizin gündemine yeniden taşımalı ve yerli-yabancı ziyaretçileri Tuzcu mahallesine götürmeyi mutlaka başarmalıyız.