Palavralar savaşı!..

Trump savaş çıkartıp barış ödülü istiyor, CHP yolsuzluk yapıp ahlak dersi veriyor—algı yönetimi ile gerçeklik arasındaki uçurumda insanlık neyi kaybediyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Trump'ın İran'a karşı tekrarlanan saldırı vaatlerine rağmen başarısız kalması ve medyanın bunu nasıl maskaladığını, CHP'nin de benzer şekilde söylem-eylem çelişkisine sahip olduğunu göstererek, palavra siyasetin dünyayı yönetme biçimini eleştiriyor. Gerçeklerle çelişen söylemlerin toplum tarafından sorgulanmaması, algı yönetiminin demokrasiye nasıl zarar verdiğini soruyor.

Hani "On İki Gün Savaşı" vardı. B-2 hayalet bombardıman uçakları taa okyanus ötesinden gelip İran'ın nükleer tesislerini bombalayıp yok etmişti. Hani balistik füze tesislerini vurmuştu. Hani geride harabe olmuş İran kalmıştı. Tehlike geçmişti. Bir yarım asır kendine gelemezdi!

Ben değil, Trump ve medyası böyle diyordu.

Derken 8 ay sonra bi'daha saldırdı ABD.

Hani her şey bitmişti

Trump yine salladı.., pardon açıkladı. ABD saldırmasaydı, 1 hafta geç kalsaydı İran nükleer silah yapmış olacak ve insanlık yok olacaktı!..

Bu sefer 12 güne de kalmayacak, İran'ın gardı 1-2 günde düşecekti. Olmadı.., 1 ay geçti İran, İsrail'e ve körfezdeki ABD üslerine hala füze sallıyor.

Demir Kubbe dünyanın en gelişmiş hava sistemiydi, ABD teknolojisiyle donatılmıştı, eşi benzeri yoktu! Ama İran kubbeyi kevgire çevirdi.

Trump her defasında "ABD ordusu müthiş" "harika işler yapıyoruz" "İran'ı bitirdik" gibi şeyler söylüyor.

Ama her defasında daha da fazla saplanıyor çukura. Ve yeni palavralar üretiyor.

İran, ABD'nin (F-15, C-130) savaş uçaklarını kuş gibi avlamaya başladı. Uçakları nasıl görüyor, neyle vuruyor, cevabı yok.

Hiçbir şey göründüğü gibi değil. Algının safi palavrayla yönetildiği bir savaş bu.

Trump dünyanın gözü önünde sıkıp duruyor. Dünya ayağa kalkmıyor, kimse yadırgamıyor. "Ben kaç tane savaş durdurdum" diyor, ardından savaş çıkartıyor!..