CHP yolsuzlukta fantezi yapmış!..

CHP'li belediye başkanlarının rüşvet, irtikap ve ihale fesat suçlamalarıyla tutuklanması, partinin sistem içinde ne kadar derinleştiğini mi gösteriyor yoksa bireysel yolsuzluklar mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Uşak ve Ataşehir belediyelerindeki CHP'li yöneticilerin rüşvet operasyonlarını örnek vererek, partide yaygın bir yolsuzluk kültürü bulunduğunu iddia etmektedir. Yazar, tutuklananların derhal ihraç edilmemesini, partiyi koruma çabasına bağlamaktadır. Ancak, iddia edilen suçlar kanıtlanmış mı ve partinin kurumsal sorumluluk taşıyıp taşımadığı sorgulanmaya açık mı?

Uşak Belediyesi'ne yönelik soruşturmada CHP'li Özkan Yalım "rüşvet-irtikap-ihaleye fesat"tan tutuklandı. Otelde peştamalla basıldığı için değil.

Lakin mevzu, CHP'nin "azgın teke" sendromuna kadar uzandı. (Otel, çadır, peştamal, pavyon işletmeciliği, istediğin kadar sevgili .., uzanır tabii!..)

Sonra mevzu pavyondan çıkıyor, CHP Genel Merkezi'ne giriyor. Soruşturması kapsamında tanık olarak ifade veren iş insanı A.K., Özkan Yalım'ın M.Ç.'ye CHP'den milletvekilliği vaadinde bulunduğunu bunun için de Özgür Özel'e teslim edilmek üzere 20 milyon liraya tekabül edecek kadar nakit dolar gerektiğini iddia etti.

İşler iyice karıştı!.. Pazarlıklar vekillikler pavyonlar.., rezillik diz boyu. Belgeler bilgiler, tapeler, MASAK raporları, HTS kayıtları, dekontlar havada uçuşuyor.

Ve yine; tanık da, işadamı da, şikayet eden de, otelci de, pavyoncu da, alan da, veren de CHP'li!..

Uşak'taki soruşturmada ilginç bir detay da var.

(Tanık ifadesinden); "M.Ç.'nin de hazırladığı 20 milyon liraya karşılık gelen dolarlar nakit olarak 'battaniye içinde' teslim edildi."

İşe bak.., altta havlu, elde battaniye.., her yere de icraattaymış başkan!

Bu arada Ataşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında CHP'li Onursal Adıgüzel tutuklandı. Başkan Yardımcısı ile Zabıta Müdürü'nün dosyaya giren konuşmasından bir bölüm:

Başkan Yardımcısı: Ya o arkadaşlarla bir ilgilensene, bunların hiç şeyi (açığı) yok mu

Zabıta Müdürü: Yok başkanım, şerefsiz böyle var ya, her şeyi dört dörtlük...