Bizim değil Trinidadlıların Honoluluların meselesidir!

İngilizlerle arası çok iyiydi. "Ayem okey, okeyim ayem, ok..," "Du yu kınov hu ayem, or hu emay.., emaye tencere, meyır ayem" şeklinde şifreli mesaj göndermesi boşuna değildi.

"Nimet&nimet" şirketi üzerinden "Eco Contruction&Sons" şirketini büyüttü. 300 liralık 3 villayı 3 liraya satın aldı. Şehrin kasasından milyarlarca lira harcadı, bir o kadar borçlandı otobüsler yollarda kaldı. Paralar suyunu çekti.

"Organize İşler" gibiydi. "Para nerde.., yoktu.., hizmet nerde.., o da yoktu..! trol ordusu.., çoktu!..

Ortaklar, itirafçılar, sıvacılar, 'aldım-verdim' diyenler, bantlanmış kameralar, valiz valiz paralar.., neticede "Eco-Sistem" çok geniş bir alana yayıldı.

Kartelleşmek ve partiyi ele geçirmek için sermayeye ihtiyaç vardı. Eko'ya diğer eyaletlerden içlerinde "Ozcan Yellhim" "Moohitteen Boujack" gibi isimlerin de yer aldığı onlarca belediyeden destek geldi. 'Pavilion'da pazarlıklar yapıldı, Mr. Kemal gönderildi.

Lakin pavilion'daki hesap çarşıya uymadı."Pavilion'cular" "ortaklar", "kasalar", "sıvacılar", "kendisine az verildiği için isyan edenler", yolsuzlukları ve kurultaydaki oyunu itiraf edip yargıya taşıdı.

Yargı "mutlak butlan" dedi.

Mr. Kemal geri döndü.., korsan başkan düştü.

Mr. Kemal tek tek silkelemeye başladı, parti içinde kavga küfür kıyamet gırla devam ediyor. Her hafta kürsüye kim çıkacak sitiresi var!..

Eco'yu unuttular içeride. Korsan prizidınt can derdinde, her hafta bekliyor kürsünün dibinde!

Bütün bunlar nerede oluyor, onu da söyleyelim.