Yazar, muhalif medyanın yıllarca CHP'ye karşı aşırı ideolojik tutumu nedeniyle seçmenleri yanılttığını, bu eleştiriyi artık eski sözcü Yılmaz Özdil'in de dile getirmeye başladığını belirtir. Temel argümanı, medyanın oluşturduğu kanavarcıklı kitlenin kendi besleyicisine karşı dönüşmesi ve yaratılan ideolojik körlüğün sonucu olduğudur. Peki, yazarın kendisi bu sistem içinde kaç yıl yayın yaptı ve neden şimdi bu eleştirileri yapıyor?
"Halk TV'yi seyrederseniz, Sözcü gazetesini okursanız veya Tele 1 seyrederseniz, Cumhuriyet Gazetesi okursanız, dersiniz ki 'AKP bitmiş. CHP ilk seçimde yüzde 90 ile seçimi kazanır'. Sonra n'oluyor, herkes seçimde karalar bağlıyor. Gazetecilik yapmanız gerekirken, kendi kişisel menfaatleriniz gereği halka yalan söylüyorsunuz."
Diyor... (Birkaç yıl önceki konuşmasında)
Ben değil.., ex Sözcü yazarı CHP'nin Karacaoğlan'ı Yılmaz Özdil diyor.
Ve de doğru diyor.
Tek işi CHP seçmenini kandırmak olan, gece gündüz nefret saçıp kin kusarak Erdoğan karşıtı ideolojik kör bir sosyoloji oluşturmuş, Kemalizm'in üstünde sörf yaparak, ne var ne yoksa silip süpürmüş bir kesimi de "tuvalet terliğine" oy vermeye ikna etmiş güya muhalif medya.
İbn-i Bidoni Hazretleri'nin itirafıdır. "Sizi kandırdık, bizim ultra Kemalist, süper laik, çağdaş, solcu, modern medyamız böyle şeyler yapar!.." demektir bu.
Biliyorsunuz o şimdi serbest. Sözcü Gazetesi ve TV'den ayrıldı. Gerçi daha önce de ayrılmıştı, sonra geri dönmüştü.
Herhalde burdan dönmez!..
O artık "bağımsız" "tarafsız" gazeteci Yılmaz Özdil oldu. CHP'nin ne menem bir parti olduğunu, dört bir yanının fitne fücurla dolduğunu, guguk kuşu mu tavus kuşu mu nedir.., bir kuşa döndüğünü anlatıyor. Bunun yeni bi'şey değil, ezelden beri böyle olduğunu söylüyor. ("Madem CHP'nin gelmişini geçmişini bu kadar iyi biliyordun, onca yıl neredeydin!" diye sorarlar İbn-i Bidoni Hazretleri!..)
Kim derdi ki, gün gelecek, Yılmaz Özdil ile bir mevzuda bu kadar aynı düşüneceğiz!..
Hey gidi hey, koca sitkom yazarı.
Yanlış anlama, iyi bi'şey diyorum. Hani mesleki manada derler ya, paltosundan çıktığı bir 'Gogol'u vardır her yazarın. Seninki Bekir Coşkun'un paltosu (ışığı bol olsun), benimkisi Engin Ardıç (merhum)... Her ikisi de usta sitcom yazarıydı.

4