Aynı yargı, aynı hukuk, aynı Silivri!

"Kaldırım taşı kırılmış, yürüyemiyoruz" diyorsun, "bırak sen onu, fonculardan haber versene" dedi zırtapozlar.

"Mekke Anlaşması iyi bi'şeydir" diyorsun, "bırak şimdi Mekke'yi tekkeyi, maçan yiyorsa foncu akepelileri konuşsana" deyip durdu kaşalotlar.

Her yazımızın altına toplaşıp küfreden, iplerinin aynı yerden salıverildiği belli olan dangozlar akıllarınca bizi yıldıracaklar.

Ulan kıtipiyozlar!.. Fon skandalı ortaya çıktığı günden beri "kim çalmışsa cezalandırılsın, gözünün yaşına bakılmasın, velev ki bakan olsun" deyip durduk. Hem yazdık hem ekranlarda söyledik.

Hadi bizi bırakın, en başta Erdoğan söyledi. "Kimseye iltimas geçmeyiz" dedi, "kimsenin gözünün yaşına bakmayız, ödetiriz" dedi. Ve gördük ki, gereği yapılıyor. Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı.

Ulan dingiller!., neredeyse 2 yıl oluyor, tarihinin en büyük yolsuzluk hırsızlık dosyalarıyla karşı karşıya Türkiye.

Bazı eski CHP'li ve/veya yeni Yeni Partili belediye başkanları yönettikleri illeri soyup soğana çevirmişler.

Peki Özgür Özel, kurmayları ve tuvalet terliği sevdalıları troller, n'aptılar

"Mal bizim, hırsız bizim.., bizim hırsızımız bizim kararımız!.." dediler!..

"Et" dedi "süt" dedi, "bizde leke yoktur" dedi Özgür Özel. Bindirilmiş kıtaları meydanlara çağırıp küfrettirdi. Çıngar çıkartarak Ekrem İmamoğlu'nu yargıdan mahkemeden kurtarmaya çalıştı. Gece gündüz eloğluna şikayet etti Türkiye'yi.

Rüşvet irtikap yolsuzluk.., her şey ayyuka çıkmış.

Alan da, veren de, itiraf eden de, gören de, duyan da, şikayet eden de, iş yapan da, vuran da, kaçan da, payına razı olmayıp gammazlayan da.., evinin duvarına para koyan da, baklava kutusunda rüşvet alan da, üç villayı bedavaya kapatan da, kameraları bantlayan da, metresleri ipe dizen de, resmi kız arkadaşı olan da, birbirini tokatlayan da, birbirini silkeleyen de.., hepsi ama hepsi CHP'liydi. Yani şimdiki Yeni Partili!..