Yıl olmuş 2026, Ankara susuz. En CHP'li Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın 'beceriksizliği' 'iş bilmezliği' çorbayla milyonluk konserlerle örtülebilecek gibi değil.
İsmail Saymaz "Ankara'nın su krizini" sormuş Mansur Yavaş'a... (Namı diğer 'Jakuzi' İsmail, su sıkıntısını önemsiyor tabii!)
Şöyle aktarıyor Saymaz;
"Mansur Yavaş'ı aradım. Su krizini sordum. Yavaş, son 50 yılın en büyük kuraklığının yaşandığını belirtiyor. Ankara'nın 200 günlük suyunun kaldığını kaydediyor. Gelecekte denizi arıtmaktan başka çare bulunmadığını ifade ediyor. Bu hafta sonu su kesintisi yapılmayacağını söylüyor..."
Jakuzi İsmail eğer maytap geçtiyse hiç komik değil.., ama ciddi söylüyorsa çok komik!
Ankara'ya, "denizi arıtarak su getirmekten" başka çare yokmuş!
Nasıl yapacaksın peki
Kuzey'den hayır yok, Karadeniz'i unut. Kızılırmak Kesikköprü falan hiçbir derde derman olmuyor. Onarılmayan borular, dünyanın su kaçağı..vs,
"İzmir", "Bodrum" gibi "denize yakın!" yerlerde susuzluk çekiyor. Son yıllarda Antalya'da da su krizi var.
Demem o ki Ege ve Akdeniz hiç ümit verici değil!..
Ve tabii ki deniz suyunu arıtmak öyle kolay ve ucuz bi'şey değil.
Deniz de hangi deniz.
Mesela Kızılırmak olmuyorsa, çare Kızıldeniz olabilir mi
Şöyle Süveyş Kanalı'ından boru döşeyerek Kızıldeniz'in suyunu Ankara'ya ulaştırmak mümkün mü..
Mümkün ama maliyetli. Çünkü Kızıldeniz dünyanın en tuzlu denizlerinden biri.
Arıtma maliyeti daha düşük olan denizler var. Mesela Baltık Denizi... Biraz uzak ama dünyada tuz oranı en düşük denizlerden biri. Tuz oranı düşük olduğu için arıtılması, tatlı su elde edilmesi çok daha kolay ve ucuz! (Biraz uzak ama olsun. Birkaç konser iptal edilse, biraz da karton bardaktan vazgeçilse boru döşeme parası çıkar!..)

4