Türk futbolunda yapısal çöküş: Koltuklar değişiyor, kaos bitmiyor

Türk futbolunun uluslararası arenadaki bilge çınarı, FIFA eski İcra Kurulu Üyesi, UEFA eski 1. Başkan Yardımsı ve TFF Onursal Başkanı eşsiz hizmetleriyle göğsümüzü kabartan efsane başkan Şenes Erzik ile ne zaman bir araya gelsek, hep o kahredici sorunun cevabını ararız:

"Biz neden küresel ölçekte sürdürülebilir, kurumsal ve başarılı bir futbol düzeni inşa edemiyoruz"

Kaosun üç temel sebebi

Erzik'in derin bir iç çekişle özetlediği o üç kelime, aslında Türk futbolunun ölümcül teşhisidir: İstikrarsızlık, sistemsizlik ve kronik güven bunalımı! Şu an Türk futbolunun içinde bulunduğu kaos ortamı; MHK ve hakem skandalı, 438 kişinin gözaltına alınmdığı 2. dalga bahis depremi ve uluslararası başarısızlığımızın yegane özeti bu.

Çarkı felek gibi: Değiştir

Gelin, hafızalarımızı tazeleyelim ve Türk futbolunun son 10 yılına (2016-2026) ayna tutalım. Tablo tam bir yönetim faciası, "Çarkıfelek" düzeni!

Koca 10 yılda tam 6 farklı TFF Başkanı gelmiş geçmiş: Yıldırım Demirören, Hüsnü Güreli, Nihat Özdemir, Servet Yardımcı, Mehmet Büyükekşi ve şimdi de İbrahim Hacıosmanoğlu... Peki değişen ne var Koca bir hiç!

Sorun sistemin genetiğinde

Dikkat! Yine koro halinde: "İbrahim Hacıosmanoğlu istifa!" çağrısı yapılıyor. Soruyorum; Hacıosmanoğlu bugün bıraksa Türk futbolu şaha mı kalkacak Ne mümkün! Sorun isimlerde değil, sistemin genetiğinde! Federasyondaki yangın böyle de hakem dünyası farklı mı Keşke...

Son 10 yılda tam 8 kez MHK el değiştirmiş. Yusuf Namoğlu, Sabri Çelik, Zekeriya Alp, Serdar Tatlı, Ferhat Gündoğdu, Prof. Dr. Lale Orta ve Ahmet İbanoğlu... İstikrarsızlık o boyutta ki, Namoğlu, Çelik ve Gündoğdu adeta birer kurtarıcı gibi birden fazla kez "kriz kalkanı" olmuşlar. Peki çözüm üretebilmişler mi, hayır!

Yabancı modeli masada!

Gelinen nokta, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve bazı kurul üyelerinin gözaltına alınması, aslında ''Temiz futbol hareketi''. Ancak aynı zamanda bu Türk hakemliğine vurulan en ağır darbelerden ve kelimenin tam anlamıyla bir sistem iflasıdır. Şimdi Riva koridorlarında hummalı bir arayış var: Masadaki en güçlü geçici formül, kurulda Elit Hakem Direktörü olarak görev yapan yabancı isimlerin vekaleten sürecini devralması!

Hakemini yönetemeyen futbol aklı

Düşünün... Kendi hakemini yönetemeyen, kendi kurullarına güvenemeyen bir futbol aklı, çareyi yine dışarıda arıyor. Niye Görev verdiğin, atadığın MHK Başkanı'nı TFF Ana Statüsü'nün 43. maddesine göre kendileri istifa etmediği sürece görevden alamıyorsun. ''Burası Türkiye pekala alır'' diye düşünmeyin. Hukuk işliyor. O yüzden Elit Hakem Direktörü Taylor'u ''emanetçi'' olarak atayamıyor. ''Ben atadım'' da olmuyor!

Üç büyük kırılma noktası

Bu köhne düzen, elbette bir günde inşa edilmedi. Güven bunalımını derinleştiren üç büyük skandal, bugünkü çöküşün köşe taşlarıdır:

8 Mart Operasyonu (2022): Ferhat Gündoğdu'nun gerekçe gösterilmeden Türk hakemliğinin hafızası yok edişi. Cüneyt Çakır başta olmak üzere 13 elit hakem bir gecede tasfiyesi liyakat algısını yerle bir etti.