Türk futbolunun mevcut güvensiz ve dengesiz idari kaosunda Vincenzo Montella'nın A Millî Takım ile yapmaya çalıştığı şey aslında ümitsiz bir var oluş mücadelesidir.
TFF'deki kurumsal çöküşle âdeta kepenk indiren Türk futbolunun bu kaygan zemininde, A Millî Takım'dan UEFA Uluslar A Ligi'nde büyük bir reaksiyon beklemek hayaldi; ancak sahada gösterilen inatçı çaba küçük bir ümit ışığı olabilir mi beklentisine girdik.
Ne mümkün!
Daha oyuna ısınmadan De Bruyne topu sağ alt köşeden ağlarımıza gönderdi, 1-0 geriye düştük. Çaresiz bakakaldık. Toparla toparlayabilirsen... Ne mümkün... Oysa defansı öne çıkarıp, riske etmek yerine savunma güvenliğini artırarak hücum hattını çok daha dengeli kılabilirdik. Yapamadık!
Belçika çetin çıktıTurnuvaya iki maçta sıfır çekerek başlayan ay yıldızlılar için rakip son derece çetindi. Belçika, teknik direktör Mark van Bommel yönetiminde modern, akıcı ve ne yaptığını bilen bir kimliğe bürünmüş. Hızlı geçiş hücumlarını yüksek pas kalitesiyle birleştiren bu ekip, Mika Godts ve Maxim De Cuyper gibi dinamik kanat oyuncularıyla direkt kaleyi hedefleyen, golcü De Bruyne ve Lukaku ile yırtıcı bir hücum planı uyguladı.
Arda tek başınaBöyle ezberleri olan güçlü bir yapıya karşı taktiksel olarak millîlerimizin amaçsız inatçı çabası sonuç getirmedi. Arda Güler olağanüstü tekniği ve pozisyon algısıyla Belçika savunmasını zorlayarak hücum liderliğini üstlendi.

15