Futbol aslında Amerika'ya yabancı bir oyun ama son 30 yılda eğlence, organizasyon ve endüsrtri anlamında inanılmaz gelişti ve bugünkü baş edilemez noktaya geldi.
Biz tam da bu noktada ''Futbolda olmaz olmaz'' deyip, ABD'ye unutamayacağı bir futbol dersi verir miyiz
İşte bütün arzu şu an bu. Geçelim.
Hayaller güzel ama gerçekler yüze vuran tokat gibi acımasız...
Amerika artık bir futbol ülkesi. Oysa; onların esas oyunu Amerikan futboluydu... ''soccer'' daha çok kolejlerde bayanlara has bir oyunun adıydı.
Bugün öyle mi
İnanılmaz bir değişim, gelişim ve temelden tavana Amerika'yı gerçek bir futbol ülkesi yapan inanılmaz bir sistemli yapılanma mevcut.
Belki de; başta TFF olmak üzere futbol dünyamızın, spor akedemilerimizin,kulüplerimizin hatta politikacılarımızın 5 Yıllık Kalkınma Planları için ders olarak incelemesi gerekir Amerika'daki futbol yapılanması ve değişimi.
Şöyle ki ABD, 1994'ten bu yana ilk kez kendi sahasında oynadığı Dünya Kupası D Grubu'ndaki açılış maçında, Paraguay'ı Los Angeles'ta 4-1 gibi ezici bir skorla geçti ardından bize 4 gol atan Avustralya'yı paçavraya çevirdi. Biz, ikide sıfır çekerken onlar onlar grup lideri oldu. Cumartesi sabahı oynayacağımız maç ''prestij mücadelesi''nden öte bir anlam taşımasa bile kazanmak önemli.
Peki böyle bir rakibe karşı kazanma şansımız ne olabilir
İhtimal olarak, ''Sıfır'' dediğinizi duyabiliyorum. Ancak içimizde hâlâ bir heyecan ve umut var. Buruk bir halde ''Hiç değilse bunu kazanalım'' diye el ovuşturuyoruz.
Beklenti bu; gönlümüzde ise aslan yatıyor.
İşte tam bu noktada; ''Onlar mı çok güçlü yoksa biz mi çok zayıfız'' Ya da ''Futbolda olmaz olmaz'' savından hareketle ''Biz kendimizi dev aynasında görmek gibi bir yanlışa düşmenin hâlâ travmasını mı yaşıyoruz'' kendi kendime sormadan edemiyorum.
Cevap ne olursa olsun Mauricio Pochettino'nun takımı FIFA Dünya Kupası'nda "büyük işler" başarabileceğine ve ülkesinde futbolun sürekli gelişimine ciddi katkı sağlayacağına olan inancı her geçen maç daha da kuvvetlendiriyor.
Küçük bir analiz... Paraguay ve Avustralya maçlarını kazanan Pochettino'nun yıldızları ABD adına 2026 Dünya Kupası'nı şimdiden unutulmaz kıldı ve şimdi çok daha fazlasını hedefliyorlar.
Bu, ABD'deki futbolseverler için harika bir şey.
İyi bir takım. İki güzel maç, 6 puan ve 6 gol ile grup liderliği...
Az şey mi
Düşünün ki; biz Hakan Çalhanoğlu, Arda Güler, Kenan Yıldız gibi değerler ile gururlanırken Pochettino'nun takımı ABD, son Dünya Kupası'nda bu standartta 13 oyuncu ile yer alırken Katar'da son 16'ya kadar yükseldiler. Sonrasında on dokuzu son maçlarda büyük roller üstlendiler.
Pochettino, tarihin en büyük Dünya Kupası'nda en azından Katar'daki başarıyı tekrarlamak için mücadele ederken oyuncular çok ileri gidebilecek bir takım görüntüsü verdiler.
Spor adına 1932 ve 1984 olimpiyatlarına ev sahipliğinin ardından 2028 Olimpiyat Oyunlarına 3. kez ev sahipliği yapmaya hazırlanan ABD mevcut spor kültürünü futbolda da kurumsal hale getirebilmek için 1994'ten sonra 2026 FIFA Dünya Kupası'nı da organize ediyor, biz ise daha bir Avrupa Şampiyonası organize edemedik ama istiyoruz ki, devi devirelim. Bu bize has bir durum.

12