Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İsrail'in rejim değişikliği hedefi var

Saldırılar dursun diplomasiye dönülsün. Savaş, ABD ve İsrail açısından en erken İran'ın askeri kabiliyetini etkisiz hale getirmesiyle sona erebilir. En olumsuz senaryo tüm bölgeyi içine alan bir istikrarsızlık ortamının oluşması. Küresel istikrar riske girebilir.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bölgede büyük kriz yaşanırken gazetecilerle bir araya gelerek, önce Türkiye'nin temel isteğini açıkladı: "Karşılıklı saldırılar bir an önce dursun ve yeniden diplomasiye dönülsün. Bunu da bütün görüşmelerimizde açık şekilde vurguluyoruz..."

Türkiye'nin bu temel prensibine rağmen süreci ve yaşananları anlattığı tespitler hem dikkat çekiciydi hem de savaşın ne kadar sürebileceğine ilişkin dikkat çeken ipuçları içeriyordu:

- "Netanyahu hem bugün hem de gelecek için İran diye bir tehdidin tamamen ortadan kalkmasını istiyor. Tehdidi İran'ın sahip olduğu yetenekler olarak tanımlıyordu. Şimdi yeteneklerin de ötesine geçip rejimin kendisi olarak tanımlıyor. Rejim değişikliği hedefi var.

- Savaş, olmasın diye uğraştığımız husustu. Bunun mücadelesini verdik. Yaratıcı çözümler de sunduk açıkçası. Hatta savaşın başlangıcını geciktirmiş de olduk.

Haberin Devamı

- İsrail ve ABD, İran'ı ilerisi için de tehdit oluşturacak İran olmaktan çıkartmak isteyeceklerdir.

- İran'ın bölgedeki Arap ülkelerinde bulunan ABD üslerini doğrudan hedef alması, atılan adımların daha büyük bir bölgesel güvenlik krizine dönüşme ihtimalini artırıyor. Körfez ülkeleri resmi olarak deklare etmiyor ama İran'a karşılık verdiklerine dair bazı iddialar var.

- Bir başka başlık da Hürmüz Boğazı. Boğazın kapanması, küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir. Bu da ABD'yi kısa sürede bir şekilde sonuç almaya zorlayabilir.

- İran halkı içinde, "rejim değişikliği sonucunu doğuracak" ölçekte bir dalgalanma ise şu an için görünmüyor.

- Saldıran taraf saldırısını ne zaman durduracak veya durdurmaya hazır Minimumu bunu, onları tatmin edecek bir askeri yetersizliğe ulaştırmak. Maksimumu da rejim değişikliği. Yani, savaş, en erken temel askeri kabiliyetlerin yok edilmesi veya etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise İran'da bir rejim değişikliğiyle sona erebilir.

- Mevcut şartlarda en olumsuz senaryo şu: Çatışmanın tırmanarak sürmesi ve İran'la birlikte tüm bölgeyi içine çeken istikrarsızlık oluşması."

Haberin Devamı

KÜRESEL İSTİKRAR RİSKE GİREBİLİR

Fidan, "Gelişmeler, hem bölgemizin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte" dedi. Bu nedenle Türkiye'nin meselenin askeri, güvenlik, siyasi, ekonomik ve enerji boyutları üzerinde çalıştığına dikkati çeken Fidan, olası senaryolar üzerinde atılacak adımların belirlenmekte olduğunu söyledi: "Sükûnetin sağlanması ve yeniden barış ortamı oluşması için yoğun bir çaba içindeyiz. Burada aslında çok katmanlı müzakere var. Birincisi, savaşan tarafları tekrar masaya getirebilir miyiz Avrupalı aktörlerle görüşmelerimizde de "Barış istiyorsanız beraber çalışalım" diyerek onları da harekete sevk ediyoruz."

Haberin Devamı

SALDIRILAR TÜRKİYE'YE YÖNELİR Mİ

- Hakan Fidan'a İran'ın bölgedeki saldırılarının Türkiye'ye yönelme ihtimali de soruldu. Fidan, İran konusundan bağımsız olarak konuştuğunun altını çizerek, "Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz" yanıtını verdi. Ardından da olası göç dalgası için yapılan hazırlıkları anlattı:

OLASI GÖÇ DALGASINAKARŞI PLANLAMA

- "Biz geçen Haziran Savaşı'ndan itibaren Dışişleri'nin koordinasyonunda ilgili birimlerle koordine toplantısı yapıyoruz. Her türlü planlamayı yapıyoruz.

- Bu konuda halkımız müsterih olsun. Gerekli imkânlara ve planlamalara sahibiz.

- Şu anda İran kendi vatandaşlarını sınırdan çıkarmıyor. İran izin vermiyor şu anda. Dolayısıyla İran'dan hiç kimse gelmiyor şu anda bize."

Haberin Devamı

İRAN'IN STRATEJİSİ SON DERECE YANLIŞ

- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT Haber'de de özetle şunları söyledi: "Körfez ülkeleri, büyük bir kısmı, yani bu savaşın çıkmaması için çok çalıştılar. Saldırıdan bir saat öncesine kadar Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı savaşın çıkmaması için uğraşıyordu. Yani aslında İran'ın lehine olacak bir noktada faaliyet gösteriyordu. Ama buna rağmen İran'ın hiçbir ayrım yapmadan arabulucu Umman'ı, Katar'ı, Kuveyt'i, Bahreyn'i, Suudi Arabistan'ı, Birleşik Arap Emirlikleri'ni, Ürdün'ü; yani bütün buraları bombalaması bence inanılmaz derecede yanlış bir strateji."