Ankara baş döndürecek bir diplomasi trafiğine ev sahipliği yapacak. Hem NATO Zirvesi toplanıyor hem de bir ABD başkanı, 17 yıl aradan sonra Ankara'ya ikili ziyarette bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında yapılacak görüşme Türkiye-ABD ilişkilerinde önemli dosyaların yeniden açılması anlamına geliyor.
ERDOĞAN - TRUMPGÖRÜŞMESİNİN GÜNDEMİ
Diplomaside bazı görüşmeler vardır; protokol fotoğrafıyla başlar, ortak açıklamayla biter. Bazıları ise fotoğrafın da açıklamanın da ötesine geçer. Masada yalnızca iki lider değil, iki ülkenin gelecek yıllarını belirleyecek dosyalar vardır. Bu ziyaret yalnızca "Trump, Ankara'ya geliyor" başlığıyla okunamaz. Bu ziyaretin arkasında CAATSA yaptırımları, S-400 krizi, F-35 dosyası, F-16 modernizasyonu, KAAN'ın motor ihtiyacı, ABD Kongresi'nin Türkiye'ye bakışı, NATO'nun yeni savunma mimarisi, Ukrayna savaşı, Suriye var. Yani Ankara'da çekilecek fotoğrafın arkasında çok katmanlı başlıklar var. Soruyu şöyle soralım:
◊ Trump, Ankara'ya yalnızca Erdoğan'ın davetine icabet etmek için mi geliyor
◊ Yoksa, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir güvenlik anlaşmasının kapısı mı aralanıyor
Haberin Devamı'ERDOĞAN DAVET ETTİTRUMP GELİYOR'
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın CNN Türk'teki mülakatımızda yaptığı açıklamada en kritik cümlelerden biri şuydu:
◊ "Trump'ın NATO Zirvesi'ne katılımı Erdoğan'ın davetiyle gerçekleşiyor."
◊ Bu cümle diplomatik açıdan önemli. Çünkü Trump'ın NATO'ya bakışı geçmişten beri sorunlu.
◊ Savunma harcamalarını artırmayan müttefikleri sık sık eleştiriyor. NATO'yu Amerikan bütçesine yük olarak gören bir siyasi çizgisi var.
Buna rağmen Ankara'ya geliyorsa, bu iki anlama geliyor.
◊ Birincisi Trump, Erdoğan ile doğrudan lider diplomasisini önemsiyor.
◊ İkincisi Washington, Türkiye'yi artık sadece "sorunlu müttefik" başlığıyla değil, bölgesel güç ve askeri kapasite sahibi aktör olarak okumak zorunda kalıyor.
KALDIRAÇ DİPLOMASİSİ
Trump'ın "Erdoğan'a duyduğum saygıdan dolayı gidiyorum" mesajı da bu çerçevede önemli. Amerikan siyasetinde liderler arası kişisel ilişki her zaman tek başına yeterli olmaz. Ancak Trump döneminde kişisel diplomasi, devlet mekanizmasının önünü açan bir kaldıraç haline geliyor. Ankara'nın beklentisi de tam burada başlıyor.
Haberin DevamıDÜĞÜMÜN ADI CAATSA
Türkiye-ABD ilişkilerinde en kalıcı kurumsal sorun CAATSA yaptırımları. CAATSA, 2017'de ABD Kongresi'nde kabul edilen ve Rusya savunma sanayisinden büyük ölçekli alım yapan ülkelere yaptırım öngören yasa. Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi alımı bu yasayı tetikledi. Sonuçta Savunma Sanayii Başkanlığı ve bazı yetkililer yaptırım listesine alındı. Türkiye, F-35 programından çıkarıldı. Savunma sanayi tedarik zincirinde kısıtlamalar başladı. Bugün Ankara'nın istediği şu:
◊ Bu dosya kapansın.
◊ Ama işin teknik tarafı şu: Trump'ın siyasi iradesi tek başına yeterli değil.
◊ Başkan, bazı yaptırımları askıya alabilir. 180 günlük erteleme veya feragat mekanizması kullanılabilir. Kongre'ye "Bu karar, ABD ulusal güvenlik çıkarınadır" denilebilir. Ancak kalıcı ve tam kaldırma için Kongre'nin devreye girmesi gerekir.
Haberin Devamı◊ Yani Hakan Fidan'ın "iki liderde güçlü irade var" sözünün yanına şu cümleyi de koymak lazım: Asıl test Kongre'de olacak.
◊ Peki Kongre neden zor Çünkü Amerikan Kongresi'nde Türkiye'ye bakış parçalı. Bir grup, Türkiye'nin NATO içindeki askeri değerini görüyor. Karadeniz, Ukrayna, Suriye, İran, Hürmüz, Doğu Akdeniz ve savunma sanayi başlıklarında Türkiye'nin vazgeçilmez olduğunu düşünüyor. Diğer grup ise S-400 meselesine takılı kalıyor. "S-400 Türkiye'de durduğu sürece F-35 olmaz, CAATSA kalkmaz" diyor.
◊ Her iki hükümet de CAATSA'nın artık ilişkilerin önündeki ana kurumsal engel olduğunun farkında. Her iki liderde bu engeli aşma iradesi var. Üstelik süreç yalnızca liderler arasında değil, Kabine düzeyinde de çalışılıyor.
Haberin Devamı◊ Dışişleri Bakanı Fidan'ın "Adımlar atılıyor, kamuoyu görecek" sözü bu açıdan Ankara'da hazırlık yapıldığını gösteriyor. Ancak aynı zamanda şunu da söylüyor: "Bu iş bir günde olmayacak."
◊ Yaptırımlar en kritik konu, Ankara'da bu düğümün ne kadar gevşeyeceği ise çok önemli.
KAAN MOTORLARINDA KRİTİK GERİ SAYIM
Bu ziyaretin en teknik ama en stratejik başlıklarından biri KAAN. Türkiye'nin milli muharip uçağı KAAN, yalnızca bir savaş uçağı projesi değil. Türkiye'nin savunma sanayisinde bağımsızlık iddiasının sembolü.
◊ KAAN'ın ilk aşamalarında Amerikan General Electric F110 motorları kritik önemde. Bu motorlar F-16'larda da kullanılan güçlü motor ailesinden geliyor. KAAN çift motorlu bir uçak olduğu için her uçak iki motora ihtiyaç duyuyor.
Haberin Devamı◊ Kaan için ABD'nin gündemindeki F110 motor paketi 700 milyon doların üzerinde. Pakette "onlarca motor" olduğu belirtiliyor. ABD motor verirse, Türkiye'nin KAAN programının ilk üretim takvimi rahatlar.
◊ Zirveden sadece bir gün sonra, yani 9 Temmuz tarihi bu satış için kritik. Eğer o tarihe kadar Kongre'den bir olumsuzluk olmazsa, satışın önü açılmış olacak. Ankara bu konuda Trump yönetiminin verdiği desteğin son ana kadar devam etmesini isteyecek.
F-35 DOSYASI
Trump'ın "Erdoğan'ı mutlu edecek bir şey yapacağım" sözleri doğal olarak F-35 beklentisini yükseltti. Ancak bu konuda gerçekçi olmak gerekiyor. Türkiye, 2019'da S-400 krizi nedeniyle F-35 programından çıkarıldı. Programdan çıkarılmak sadece uçak teslimatının durması anlamına gelmedi. Türkiye'nin üretim zincirindeki rolü de kesildi. Türk şirketlerinin ürettiği parçalar başka tedarikçilere kaydırıldı. Pilot eğitim süreci durdu. Teslim edilmesi beklenen uçaklar askıda kaldı. Bugün F-35'e dönüş için birkaç dosyanın aynı anda çözülmesi gerekiyor.
◊ CAATSA yaptırımları kaldırılmalı ya da fiilen etkisiz hale getirilmeli.
◊ S-400 meselesinde ABD'nin kabul edeceği bir formül bulunmalı.
◊ Kongre ikna edilmeli.
◊ F-35 konsorsiyumundaki diğer ortakların itirazı aşılmalı.
◊ Teknik entegrasyon ve güvenlik endişeleri giderilmeli.
Bu nedenle F-35 dosyasında kısa vadede tam dönüş zor. Ama Ankara'da bir "çalışma mekanizması" kurulması mümkün. Yani ilk aşama "uçak teslimatı" değil, "siyasi ve teknik yol haritası" olabilir. Fidan'ın da işaret ettiği ayrım burada önemli:
◊ "Yaptırımların kaldırılması idari ve siyasi bir süreçtir. F-35 konsorsiyumuna dönüş ise ayrıca teknik ve çok taraflı bir süreçtir."
İki liderin gündemindeki bu başlıkta bu ayrımı iyi okumak gerekiyor.
F-16 MODERNİZASYONU NEDEN HÂLÂ KRİTİK
Türkiye'nin Hava Kuvvetleri açısından en acil dosya F-35 değil, F-16 modernizasyonu. Çünkü KAAN'ın tam operasyonel hale gelmesi zaman alacak. F-35 dosyası belirsiz. Bu arada Türk Hava Kuvvetleri'nin bel kemiği, F-16 filosu olmaya devam edecek. Türkiye'nin 40 yeni F-16 Blok 70 uçağı ve 79 modernizasyon kiti talebi yaklaşık 23 milyar dolarlık bir paket olarak şekillendi. Senato'da satışın engellenmesine yönelik girişim 79'a karşı 13 oyla reddedildi. Bu önemli bir eşikti. Ayrıca 259 milyon dolarlık F-16 yazılım ve modernizasyon paketi de gündeme gelmişti. Bu paketlerin anlamı ise şöyle:

11