Galatasaray şartlar ne kadar namüsait olursa olsun kazanmaya devam ediyor. Çünkü kazanmayı biliyor. Büyük takım olmanın en önemli özelliklerinden biri de budur; moda deyimle 'winner' olmak. Önüne gelen, getirilen her engeli aşabilecek formülleri bulmak, tökezlediği anda düşmeden doğrulmak, düştüğünde bile en seri şekilde reaksiyon göstererek ayağa kalkmak. İşte Galatasaray dün gece takipçisi Amedspor karşısında bunun örneğini verdi. Aslında Galatasaray'ın puan kaybedebileceği bütün şartlar maç öncesi oluşmuştu. Maç günü dizinden ameliyat olan Osimhen'in yokluğu, çeltik tarlasına dönen stat zemini, kaptan Abdülkerim'in cezalı oluşu, kulübedekilerin bir türlü takıma katkı yapacak forma ulaşamaması, karşılarında ligin en çok gol atan, en çok uzaktan şutlarla gol bulan, geçiş oyununu en iyi oynayan taş gibi bir Amedspor olması Galatasaray'a puan kaybettirecek önemli etkenlerdi. Ancak beklendiği gibi olmadı. Günün sonunda kazanan, büyük takım refleksini gösteren ve winner özelliğini sahaya yansıtan, Galatasaray oldu. Zor da olsa üç puanı cebine koydu ve liderliğini perçinledi.
130 Milyon Euroluk iki dünya yıldızı zemine kurban
Hafta içi üst düzey bir mücadeleye sahne olan Stuttgart maçının etkilerinin dün gece ilerleyen dakikalarda zihinsel ve fiziksel yorgunluk olarak sahaya yansıyacağı aşikardı. Ayrıca, basiretsiz yönetimin muhteşem sanat eseri olan saha zemininin de maç oynandıkça Galatasaray açısından büyük handikap yaratacağı da beklenen bir durumdu. Bu bilinçle sahaya çıkan Galatasaray maçın başlamasıyla birlikte oyunun kontrolünü eline aldı ve beklediği golü bulması da fazla uzun sürmedi. Rakibin kafayla uzaklaştırmak istediği topu göğsünde yumuşatıp Leao'ya asist olarak ikram eden Torreria'nın harika pası ve Portekizli süper starın bitiriciliği birinci sınıftı. Leao bu golle takımına skor avantajını getirirken, kendi seyircisi önündeki ilk golünü de atmış oldu. Esasında sakatlanıp çıkana kadar takımının en etkili oyuncusuydu. Verdiği topuk pası sonrası arka adalesinden sakatlanan ve muhtemelen bir ay kadar sahalardan uzak kalacak olan Leao da zeminin, dolayısıyla iş bilmez yönetimin kurbanı oldu. Galatasaray böylece dört gün içerisinde 130 Milyon Euro'ya mal olan iki dünya yıldızını bubi tuzağına dönüşen saha zemini yüzünden kaybetti.
Batrakov bir kez daha sazı eline aldı
İlk yarıda Dia Saba'nın organizatörlüğünde Galatasaray kalesinde tehlikeler yaratmaya çalışan Amedspor, Diagne'nin ağırlığı ve etkisizliğinin yanı sıra Galatasaray defansında başta Sanchez olmak üzere Jakops ve Sallai'nin başarılı oyunu nedeniyle arzuladığı pozisyonları bulamadı. Saba'nın bir uzaktan şut denemesinde de Uğurcan nefis bir kurtarış yaparak gole izin vermedi. İlk 45 dakikanın uzatma bölümünde Galatasaray taraftarının yeni sevgilisi Batrakov'un orta şut karışımı vuruşunda kaleci Lafont ters ayakta yakalanarak çevirmek istediği topu kendi ağlarına gönderdi. Beklenmedik anda gelen bu gol Galatasaray'ın devre arasında iki farklı skor ve moral üstünlüğüyle girmesine neden oldu. İkinci yarıya Amedspor Teknik Direktörü Basnik Hasi iki değişiklikle başladı. Takımının el freni Diagne'nin yerine Yira Sor'u, Gökhan Gül'ün yerine de Ali Turap Bülbül'ü sahaya sürdü. Kendi klasiği olan 4-2-3-1 formatına dönen Diyarbakır ekibi, üst üste geliştirdiği ataklarla Galatasaray kalesini zorlamaya başladı. Soldan Sor, sağdan da Krasniqi ile etkili ataklar geliştiren Amedspor'dan gol beklentilerinin yükseldiği dakikalarda Batrakov bir kez daha sahneye çıktı ve öldürücü darbeyi vurdu.
Uğurcan bir kez daha frikikten gol yedi
Ancak Amedspor'u üç farklı skor da durduramadı. Bu gole reaksiyonu çok çabuk oldu. Üç dakika içinde önce Saba'nın frikiğiyle, ardından da Orban'ın klas kafa vuruşuyla iki gol bularak maça tekrar ortak oldu ve Galatasaray taraftarının aklına da 3-0'dan 3-3'e gelen Dinamo Kiev ve Kasımpaşa maçlarını getirdi. Saba'nın frikikteki vuruşu ne kadar klassa kaleci Uğurcan'ın yer tutuşu da o kadar yanlıştı. Uğurcan bu tarz golleri çok yemeye başladı. Bu, Galatasaray açısından bir tehlike sinyali. Tecrübeli eldivenin iki sezonda yediği frikik gollerini Muslera 14 sezonda yememiştir. Keza Mondragon'un 6 sezonda ben frikik golü yediğini hatırlamıyorum. Büyük kalecilerin en önemli özelliklerinden biri de frikiklerdeki başarılarıdır. Amedspor'un ikinci golünde ise Eren Elmalı ofsaytı bozarak maç içinde birçok kez ofsayta takılan Orban'ın işini bu kez kolaylaştırdı. Sor'un yaptığı ortada da yorulan Yunus Akgün refakatçilik yaptı. Dün gece sahanın en kötü oyuncularından biri olan Eren Elmalı, Krasniqi karşısında çok zor durumlara düşerek taraftarın tepkisini çekti. Son haftalarda gözle görülür bir form düşüklüğü yaşayan Eren'in yerine Kazımcan neden düşünülmüyor, anlamış değilim. Oynasa, bu kadar kötü oynayacağını sanmıyorum.

2