Aslında Galatasaray açısından en sıkıntılı maçlardan biriydi Karagümrük karşılaşması... Zira, Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı Atletico Madrid ve önümüzdeki hafta içi oynayacağı Manchester City gibi kader maçlarının tam ortasına denk geliyordu. Üstelik, büyük bir mücadele örneği verdiği, çok efor sarf ettiği Atletico maçında takım bir hayli yorulmuş ve hırpalanmıştı. Ayrıca, her ne kadar ligin son sırasında yer alsa da son haftalarda yeni teknik direktörü Sırp Aleksandar Stanojevic ile toparlanmış takım görüntüsü veren bir rakibe karşı oynuyordu. Kupa'da Alanyaspor deplasmanında aldığı beraberlik, ligde de son haftaların formda takımı Başakşehir karşısında son dakikalarda yedikleri golle maçı kaybetmeleri Karagümrük'ün kolay lokma olmadığının göstergesiydi. Zaten dün geceki Galatasaray maçının ilk yarısında sergiledikleri futbolla da bunu ispatladılar.
Haberin Devamı ›Düşük rotasyon ilk yarıda yetmedi
Teknik direktör Okan Buruk da üst üste, Süper Lig, Türkiye Kupası ve Avrupa olmak üzere bütün maçlarda aynı oyuncuları oynatması nedeniyle takımın sürmenaj olduğunu düşünmüş olacak ki, elindeki imkanlar nispetince az da olsa bir rotasyona gitmişti. Misal; takımın kilit oyuncularından Sane ve Lemina'yı kulübede tutmuştu. Ama sezon başından beri kulübe yetersizliği gibi devasa bir sorun yaşayan Galatasaray açısından bu düşük rotasyon bile ilk 45 dakikada büyük sorun yarattı. Sezonun en erken golünü atmalarına rağmen...
Haberin Devamı ›Barış, Yunus ve Torreria adeta döküldü
Zira eski formundan bir hayli uzakta olan birkaç oyuncu vardı ve bunlar takımlarını dün gece rakiplerine karşı eksik oynattılar. Barış Alper, Yunus, Torreria gibi önemli oyuncular kendi kalitelerinin çok altında bir performans gösterince Okan hocanın da eli kolu bağlandı doğal olarak. Üç tane çok kötü oynayan futbolcudan bahsediyoruz. Günümüz futbolunda bir oyuncunun bile kötü oynaması bütün dengeleri değiştirirken, üç futbolcunun kapasitelerinin altında oynamalarının ne anlama geldiğini siz sevgili okurlara bırakıyorum. İlk yarıda bu oyunculara İlkay, Sara, Davinson, Jakops ve Abdülkerim'in de ayak uydurduğunu söyleyeyim yeter!
İkinci yarı bir tek Lemina hamlesi yetti!
Okan Buruk, ikinci yarıya Torreria'nın yerine Lemina'yı alarak başladı. Bu tek hamle bile Galatasaray'ı kendine getirdi. Bütün taşlar yerine oturdu. İlk yarıda bir türlü beceremediği set oyununa geri döndü Sarı-Kırmızılı takım. Set oyunu deyince, akla ilk gelen isim elbette İlkay Gündoğan. Lemina'nın takım savunmasını dizayn etmesi, İlkay ve Sara'yı ikinci, üçüncü bölgede konuşlandırdı ve daha efektif hale getirdi. Bu da Galatasaray'ın rakip kalede hakimiyet kurmasını sağladı. Top tekniği yüksek bu iki oyuncunun sahaya zekalarını ve teknik kapasitelerini yansıtmaları, Galatasaray'ın ikinci yarının ilk çeyreğinde maçı koparmasının en büyük nedeniydi. Kalan dakikalar Galatasaray'ın zamanı öldürmesi ve Manchester City için oyuncularının dinlenmesini sağlaması, Karagümrük'ün ise nafile çabalarıydı.
Disiplini asla elden bırakmayacaksın!
Bu maçın verdiği birkaç ders var:
Haberin Devamı ›Hiçbir maçı hafife almamalısınız. Rakibiniz küme düşmeye namzet olsa da hatta düşse de ciddiyeti, taktik disiplini ve mücadeleyi elden bırakmayacaksınız. Karagümrük maçı ölçeğinde bir örnek vereyim; Galatasaray'ın yediği golde rakibin kullandığı serbest atışta bütün takım uyuduğu gibi, başta sezonun en iyi topçusu Sallai olmak üzere birkaç oyuncunun geriye dönerken adeta jogging yapması kabul edilir gibi değil.
Barış Alper ve Yunus Akgün'le sezonun tamamlanamayacağı ve bu iki futbolcunun istikrarsız performansıyla asla şampiyon olunamayacağı artık kesinleşmiştir. Teknik heyet ve yönetim de bu görüşte olmalılar ki, bu iki topçuyu muhtemelen yedek kulübesine itecek hamleler yaptılar şu ara transfer döneminde.
Mertens'in yerini dolduracak transfer yapılmadı

10